Past Perfect Tense Konu Anlatımı




İngilizcedeki zamanları öğrenmeye son hızımızla devam ediyoruz. Bu ve bunu izleyen beş derste İngilizcedeki tüm zamanları öğrenmiş olacağız. Bugünkü dersimizde ise past perfect tense kullanımına bakacağız. Bu zaman her ne kadar Türkçeye “Mişli Geçmiş Zaman” olarak çevrilse de, İngilizcedeki kullanım yeri bununla sınırlı değil. Past perfect tense ile kurulan pek çok cümle, Türkçeye -mıştı/-mişti şeklinde çevriliyor. Öte yandan, bu zamanı geçmişte olan iki olayın zaman sıralamasını anlatmakta da kullandığımız için, bazen de tıpkı -dili geçmiş veya sürekli geçmiş zaman cümleleri gibi çevriliyor.

Sizi bu tür detaylara boğmadan, öncelikle bu zamanın yapısını anlatayım. 51. derste gördüğümüz yakın geçmiş zaman yapısını anladıysanız işimiz çok kolay olacak, çünkü past perfect tense’te değişen tek şey yardımcı fiiller ve zaman zarfları. O zaman isterseniz yakın geçmiş zaman tablosu üzerinden sadece değişen kısımları göstererek anlatayım.

snap494

Öncelikle yardımcı fiillerimizi değiştirerek işe başlayalım. Past perfect tense geçmişin de geçmişini anlattığı için yardımcı fiillerimiz olan have-has sözcükleri, yerlerini üçüncü halleri olan had kelimesine bırakıyor. Dolayısıyla tekil özne-çoğul özne ayrımı da ortadan kalkmış oluyor:

snap495

Şimdi zaman zarfları üzerinde biraz oynamalar yapalım. Past perfect tense geçmişin de geçmişini anlatıyor dedik. Öyleyse az önce, biraz önce, şu ana kadar, son zamanlarda gibi duruma uygun olmayan zaman zarflarını çıkartalım:

snap496

Ayrıca, bu zamandaki olaylar artık geçmiş kaldıkları için, bir ayağı şu anda olan zaman zarflarını da çıkartalım.

snap497

Geriye çok fazla zaman zarfı kalmadı, ama sorun değil, çünkü biz zaten past perfect tense’i genellikle tek başına cümleler kurarken kullanmıyoruz. Bu zamanı sıklıkla, iki olayın meydana geliş sırasını anlatırken tercih ettiğimiz için, zaman zarflarından ziyade when, until, by the time, after, before, as soon as gibi bağlaçlara ağırlık veriyoruz. Bu bağlaçlardan before sözcüğü “daha önce” anlamına da geldiği için zaman zarfı olarak da kullanabiliriz:

snap499

Şimdi tablodaki kelimeleri, zaman zarflarını da kullanarak soldan sağa doğru okuyalım ve cümleler kuralım:

I had already cleaned the house. – Evi çoktan temizlemiştim.
You had washed your car. – Arabanı yıkamıştın.
We had seen him before. – Onu daha önce görmüştük.
They had been here for two days. – İki gün boyunca burada kalmışlardı.
He had had the car since Monday. – Pazartesiden beri araba onda kalmıştı.
She’d read two books. – İki kitap okumuştu.
It’d always rained a lot in London. – Londra’ya hep çok yağmur yağmıştı.
Meggy had never been ill. – Meggy hiç hasta olmamıştı.

Son cümle yapı olarak olumlu görünse de, never kelimesinden ötürü anlamının olumsuza kaydığına dikkat edin. Bazı cümlelerde ise had kelimesini kısaltarak ‘d şeklinde yazdım. “He had had the car since Monday” cümlesinde ise birinci had’in yardımcı fiil, ikinci had’in ise esas fiil olduğunun altını çizmek istiyorum.

Past perfect tense ile olumsuz cümle yapmak yine çok kolay. Yapmamız gereken tek şey, yardımcı fiillin sonuna not eklemek:

snap500

Yalnız, olumlu bir mesaj veren already ve always sözcüklerimiz olumsuz cümleye yakışmadığı için onları çıkartalım.

snap501

Matematikle ilgili olarak hatırladığım ender bilgilerden biri de, iki olumsuzun bir olumlu ettiği. Bunun için never kelimesini de olumsuz cümleden söküp alalım.

snap502

Soru cümlesinde yardımcı fiil yine cümlenin başına geliyor:

snap503

Olumsuz soruya da hadn’t ile başlıyoruz:

snap504

Wh- soru kelimeleriyle soru sorarken de her zaman olduğu gibi, bunları soru cümlesi yapısının en başına yerleştiriyoruz:

snap505

Evet, buraya kadar past perfect tense’in kullanım şeklini gördük. Şimdi ise nerelerde kullanıldığına bakalım.

Bu zamanı, -mıştı/-mişti şeklinde biten bağımsız cümleler kurarken kullanabiliyoruz. Tablolarda kurduğumuz cümleler buna birer örnekti. Yani past perfect tense’in bu kullanım şekli tıpkı Türkçedeki gibi; bir anımızı anlatırken ya da -mıştı/-mişti şeklinde cümle kurarken bu zamanı tercih edebiliriz. Buna birkaç örnek daha vereyim:

Uzun süre arkadaş kalmıştık. – We had been friends for a long time.
Öğlen yemeğini nerede yemişlerdi? – Where had they eaten lunch?
Windows 7 2009’da piyasaya sürülmüştü. – Windows 7 had been released in 2009.

Son cümlede net bir zaman verdiğimiz halde neden simple past kullanmadık diye sorabilirsiniz ancak öyle bir şart yok. Bunu present perfect tense ile karıştırmayın.  Yani biz cümleye -mıştı/-mişti anlamını vermek istiyorsak, net bir tarih belirtsek dahi past perfect tense kullanabiliyoruz.

Geçmişte olmuş iki olayın zaman sıralamasını yaparken de bu zamanı sıkça kullanıyoruz. Örneğin, birinci olayımız babamın evden çıkması, sonrasında gerçekleşen olayımız ise benim eve gelmem olsun:
1- My father left home.
2- I came home.

Şimdi, “Ben eve geldiğimde babam evden çıkmıştı” demeye çalışalım. Bağlaç olarak when kullanalım ve şöyle bir cümle kuralım:
When I came home, my father left.

Gördüğünüz gibi, iki tarafta da simple past kullandığımızda bu anlamı vermedi. “Ben eve geldiğimde babam evden çıktı” gibi bir anlam oluştu. O zaman, daha öncesinde gerçekleşen olayı, tıpkı Türkçede olduğu gibi -mişli geçmiş zamanla söylersek bu anlam karmaşasından kurtulabiliriz:
When I came home, my father had left.

Şimdi Türkçe açısından bakalım: bu örneğimizde bağlaç olarak -dığında değil de, önce veya sonra ifadelerinden birini kullansaydık, iki olay arasındaki zaman ilişkisi zaten net bir şekilde anlaşılırdı ve bu yüzden -mişli geçmiş zaman kullanmamıza da gerek kalmazdı. Yani şöyle diyebilirdik: Ben eve gelmeden önce babam evden çıktı.

“Önce” bağlacını kullandığımız için “çıkmıştı” demek zorunda değiliz. İşte aynı bu durum İngilizcede de söz konusu. After veya before bağlaçlarından birini kullanıyorsak cümlenin iki tarafını da simple past tense ile kurabiliyoruz:
My father left home before I came.

Yalnız tabi bu zamanın -mıştı/-mişti anlamını vermediği durumlar da var. Örneğin as soon as bağlacıyla şu iki cümleyi birleştirelim:
1- He won the lottery.
2- He bought a house.

As soon as he had won the lottery, he bought a house. – Lotoyu kazanır kazanmaz bir ev satın aldı.

Daha önce gerçekleşen olay lotoyu kazanması olduğundan bu kısmı past perfect tense ile söyledik. Ev alması ise daha sonra gerçekleştiği için şu ana daha yakın olan simple past tense’i kullandık. Sonuçta ortaya çıkan cümleyi ise “Lotoyu kazanır kazanmaz bir ev satın aldı” şeklinde Türkçeleştirdik; -miştili bir ifade kullanmadık.

Şimdi bir “Sıkça Sorulan Sorular” köşesi yapalım. Aklınıza takılabileceğini düşündüğüm soruları sizin için cevaplayayım.
Soru 1: “İki şey geçmişte olduysa, biri de diğerinden önce olduysa önce olan için mutlaka past perfect mi kullanmak zorundayız?”
Cevap: Eğer meydana gelen bu iki olay arasında kayda değer bir zaman yoksa iki tarafta da simple past kullanabiliriz. Şöyle mesela:
Onu görür görmez merhaba dedim. – As soon as I saw him, I said hi.

İki tarafta da simple past kullandım çünkü görmesiyle merhaba demesinin arasında saniyeler var.

Soru 2: “Before ya da after varsa iki tarafta da simple past kullanabiliriz dediniz; hep böyle midir bu?”
Cevap: Hep böyle değildir. Geçmişteki bir zamanı değil de bir tecrübeyi, deneyimi ön plana çıkartmak istiyorsak mutlaka past perfect kullanmamız gerekiyor. Mesela “İtalya’ya taşınmadan önce hiç pizza yememiştim” gibi bir cümlede deneyimden bahsedildiği için, önce bağlacı geçse bile simple past tense, past perfect’in yerini tutmuyor ve şöyle diyemiyoruz:
I never ate pizza before I moved to Italy.
Doğrusu şöyle oluyor:
I had never eaten pizza before I moved to Italy.

Soru 3: “Mutlaka simple past – past perfect şeklinde mi yapmak zorundayız? Present perfect – past perfect ikilisi olmaz mı?”
Cevap: Olmaz çünkü -mişli geçmiş zamanda gerçekleşen bir olayla yakın geçmiş zamanda gerçekleşen bir olay arasında ilişki kuramayız. Nihayetinde yakın geçmiş zaman şu anı da ilgilendiriyor.


(Ticari amaç olmadan, PDF dosyasını ve videoları çevrenizle paylaşabilirsiniz.)

Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Past Perfect Tense Konu Anlatımı için 4 cevap

  1. peri der ki:

    merhabalar. bir de “has had” diye bir kullanım var. o nedir acaba?

    teşekkürler.

Bir Cevap Yazın