As & Like Farkı Konu Anlatımı






Bu ve sonraki iki dersimizde İngilizcede genellikle birbiriyle karıştırılan bazı kelimelere göz atacağız ve aralarındaki anlam ve kullanım farklarından bahsedeceğiz. Birbirine karıştırılan kelimeler denilince akla ilk gelen ikililerden biri as ve like sözcükleri. Bu iki sözcük de İngilizcede “gibi” anlamını verebiliyor ancak kullanım şekilleri ve yan anlamları açısından aralarında bazı farklar var. İlk olarak as kelimesine bakalım. As kelimesi gibi anlamının yanı sıra, “olarak” anlamına da geliyor. Bunu belirleyen şey ise as kelimesinden sonra cümle mi yoksa nesne mi geldiği. As kelimesinden sonra sadece bir nesne geliyorsa as sözcüğü “olarak” anlamına geliyor. Şu örneğe bakalım:
I have been working as an English teacher for twelve years.

Bu cümlede as kelimesinden sonraki kısım bir cümle değil; öznesi, fiili yok. Bu kısmı bir bütün olarak nesne gibi görebiliriz ve dolayısıyla bu cümleyi Türkçeye çevirirken as kelimesini “olarak” şeklinde çeviriyoruz:
On iki yıldır İngilizce öğretmeni olarak çalışıyorum.

Benzer şekilde, çoğumuzun bazen duymak istemeyeceği şu cümleyi Türkçeye çevirelim:
I see you as a friend. – Seni arkadaş olarak görüyorum.

Biraz da Türkçeden İngilizceye çevirmeye çalışalım ve şunları söyleyelim:
Taksi şoförü olarak işe girdim. – I got a job as a taxi driver.
Patronun olarak seni uyarmak zorundayım. – I have to warn you as your boss.
Prensip olarak içkiliyken araba kullanmam. – I don’t drink and drive as a principle.

As kelimesinden sonra bir nesne değil, cümle gelirse as sözcüğü tıpkı like sözcüğü gibi, “gibi” anlamına geliyor. Örneğimize bakalım:
As I said before, you need to try harder.

Bu cümlede as kelimesinden sonra öznesi, fiili ve zaman zarfı olan tam bir cümle gelmiş ve dolayısıyla as kelimesini “gibi” şeklinde Türkçeye çevirmemiz gerekiyor:
Daha önce de dediğim gibi, daha fazla çaba sarf etmelisin.

Bir örnek daha gelsin:
As we all know, what comes around goes around. – Hepimizin bildiği gibi, ne ekersen onu biçersin.

Biraz da Türkçeden İngilizceye çevirmeye çalışalım ve şunları söyleyelim:
Tam da düşündüğüm gibi, tüm sınavlarını geçti. – She passed all of her exams just as I thought.

Bu cümlede just kelimesiyle “tam da” anlamını verdik.
Hiç kimse onun sürdüğü gibi araba sürmüyor. – Nobody drives as he drives.

Bu son örnekte olduğu gibi, temel cümledeki ve yan cümledeki fiil aynıysa, yan cümlede fiili tekrar yazmak yerine cümlenin zamanına uygun bir yardımcı fiil koyabiliriz. Bu cümle geniş zamanda olduğu ve öznemiz de tekil olduğu için does koyabiliriz mesela:
Nobody drives as he does.

Soru geliyor: Bu son cümleyi, “Hiç kimse onun sürdüğü gibi araba sürmüyor” şeklinde değil de,  “Hiç kimse onun gibi araba sürmüyor” şeklinde söylemek isteseydik as kelimesinden sonra he mi yazardık, his mi yazardık, yoksa him mi? Hatta ben sizin için üçünü de yazıp hazırlayım ve siz bana sadece hangisinin doğru olduğunu söyleyin:
Nobody drives as he.
Nobody drives as his.
Nobody drives as him.

“Nobody drives as he” cümlesine bakalım: Türkçeyle İngilizcenin yolları her zaman paralel gitmiyor. Aitlik bildiren bu kelimeleri asla bu şekilde, yani peşlerinde bir nesne olmaksızın kullanmıyoruz. “Nobody drives as his” cümlesine bakalım: He, she, it gibi sözcükler yalnızca özne pozisyonunda kullanılabiliyorlardı. Bu cümlelerin öznesi nobody olduğu için he kullanamayız. “Nobody drives as him” cümlesindeki gibi him kullanılacak ama üç örnekte de as kelimesinden sonra cümle değil, nesne geldiği için ve as kelimesiyle “olarak” değil, “gibi” anlamı verilmek istendiği için, as yerine hoşlansak da hoşlanmasak da, “hoşlanmak” anlamına da gelen like sözcüğünü kullanmamız gerekiyor:
Nobody drives like him.

O zaman like ile ilgili kuralı da şöyle netleştirebiliriz: like kelimesi de “gibi” anlamına geliyor ancak as sözcüğünden farklı olarak peşinden bir nesne alıyor. O zaman hem “gibi” demek istediğimizde hem de peşinden bir cümle değil, nesne getirmek istediğimizde like kullanacakmışız. Mesela şu örneğimize bakalım:
She is acting like a baby.

Like’dan sonra bir nesne gelmek zorunda ve like sözcüğü “gibi” anlamına geliyor. O zaman çevirelim:
Bebek gibi davranıyor.

Hatırlarsanız like sözcüğünün kullanımından 50. derste de bahsetmiştim ve benzer örnekler vermiştim. Yine aynı derste bu kuralın günlük konuşmalarda sıkça ihlal edildiğinden ve like kelimesinden sonra da cümle getirilebilir olduğundan bahsedip şu örneği vermiştim:
Like I said. – Dediğim gibi.

Diller hızla değişen ve gelişen canlı öğeler olduğundan bence her iki kullanım da doğru kabul edilmeli. Ancak İngilizce bilgi düzeyini beş şıkla ölçmeye çalışan ve kendilerini aynı hızla güncellemeyen ÖSYM gibi kurumların birinin hazırladığı sınavlara girecekseniz, siz yine like’dan sonra sadece nesne gelir diye bilin.

“Gibi” anlamını vermek için as mi yoksa like mı kullanacağımız konusunda en çok tereddüt yaşayabileceğimiz durum, peşinden gelen kısımda am, is, are, was, were, be ve been şeklinde türevleri olan “be” fiilinin kullanılmadığı durumlar. Kullanılmadığı durumlar, çünkü “olmak” anlamına gelen be fiili kullanıldığında o kısmın bir nesne değil cümle olduğu gayet açıktır ve dolayısıyla as kullanırız. Ancak bu fiil bazen yutulup söylenmeyebiliyor ve sanki peşinden gelen kısım nesneymiş gibi algılanabiliyor. Örneğin İngilizcede, “bu örnekteki gibi” demek istediğimizde şu çelişkiyi yaşayabiliriz:
like in this example” mı yoksa “as in this example” mı doğru?

“Bu örnek” kısmı nesne gibi görünüyor ve gibi anlamı verilmek isteniyor. Bu bizi like kullanmaya itiyor ama aslında as kullanmalıyız. “Bu örnekteki gibi” ifadesinde hem Türkçede hem de İngilizcede yutulmuş bir “olmak” fiili saklı ve yutulmamış hali de şöyle:
Bu örnekte olduğu gibi. – As it is in this example.

Dolayısıyla cümlelerimizde gizli bir be fiili saklı olduğu için as kullanıyoruz.

Bu derste öğrendiğimiz as sözcüğünü, 49. derste anlattığım ve “kadar” anlamına gelen as … as yapısıyla veya 44. derste öğrettiğim “-iken” anlamına gelen as bağlacıyla karıştırmamaya dikkat edin. As … as kullanımında zaten iki tane as geçtiği için bununla karışmayacaktır ancak -iken anlamını veren as ile karıştırmamak için içlerinde kullanıldıkları cümleye bakmalıyız. Mesela şöyle bir cümlemiz olsun:
As my grandfather says, there is always hope.

Bu cümlede as kelimesinin “-iken” anlamını vermediği gerek anlam gerekse yapı açısından gayet net. Cümlemiz şu anlama geliyor: “Büyükbabamın dediği gibi, daima umut vardır.”

Bir de şu cümleye bakalım:
As I was lying on the grass, the birds were singing on the treetops.

Bu cümlede as kelimesinden sonra past continuous tense kullanılması -iken anlamına geleceğini işaret ediyor:
Ben çimlerde uzanırken kuşlar ağaç tepelerinde şarkı söylüyordu.

Konuyu anladıysanız birkaç tane boşluk doldurmalı alıştırma yaparak as mi yoksa like mı kullanacağınızı seçin. Sizin için hazırladığım sorular gelsin:

He sounds just ………. his brother.

Boşluktan sonraki kısım bir cümle olmadığı için “gibi” anlamını vermek amacıyla like kullanacağız:
He sounds just like his brother. – Ses tonu aynı erkek kardeşininki gibi.

He spoke ………. he did ten years ago.

Bu örnekte yine “gibi” anlamını vermemiz gerekiyor ama boşluktan sonra özneli filli bir cümle geldiği için as kullanacağız:
He spoke as he did ten years ago. – On yıl önce konuştuğu gibi konuştu.

He spoke ………. our secretary-general.

Bu örnekte boşluktan sonra gelen bir nesne var ancak cümlenin Türkçesini düşündüğümüzde hem “olarak” hem de “gibi” sözcükleri tuhaf durmuyor:
He spoke as our secretary-general. – Genel sekreterimiz olarak konuştu.
He spoke like our secretary-general. – Genel sekreterimiz gibi konuştu.

Demek ki as ve like arasında kararsız kaldığımızda cümlenin yapısına ve anlamına birden bakmak gerekiyor. O zaman şu iki cümlede daha dikkatli düşünerek karar verelim:
………. the commander of the army, he ordered his troops to withdraw.
………. the commander of the army, he also agreed to withdraw.

İlk cümlenin Türkçesine baktığımızda “olarak” kelimesine ihtiyaç duyuyoruz:
As the commander of the army, he ordered his troops to withdraw.
Ordunun komutanı olarak birliklerine geri çekilmelerini emretti.

İkinci cümlede ise “-de/-da” anlamı katan also sözcüğü cümlenin kaderini değiştiriyor ve “gibi” kelimesinin kullanılması daha uygun oluyor:
Like the commander of the army, he also agreed to withdraw.
Ordunun komutanı gibi, o da geri çekilme fikrine katıldı.


(Ticari amaç olmadan, PDF dosyasını ve videoları çevrenizle paylaşabilirsiniz.)

Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

As & Like Farkı Konu Anlatımı için 2 cevap

  1. kübra der ki:

    Hocam son örnekte
    “I worked at this school as a teacher for ten years.”
    cümlesini kitapta “in this school” olarak yazmışsınız hangisi daha doğru?
    bir de I have worked desek yanlış olur mu olmazsa hangisi daha doğru olur ya da daha yaygın kullanımda?
    “Nobody can speak English like our teacher” cümlesinde -ve bunun gibi cümlelerde- “as” kullanmayı tercih etmiştim çünkü kendimce orda “konuştuğu gibi” anlamı olduğunu düşünmüştüm. Aşırı mı yanlış düşünmüşüm? 😀 Çok soru sorduğumun farkındayım ama aklımda soru işaret kalarak geçemiyorum. Saygılar 🙂

Bir Cevap Yazın