66. -ed & -ing Sıfatları


-ed & -ing Sıfatları #66 paylaşan: ingilizcekonuanlatimi

Bu dersimizde diğerlerinden çok farklı olan iki sıfat türünü öğreneceğiz. Bu sıfatların sonları –ing ve –ed ekleriyle bitiyor. Bu ekler normalde sadece fiillerin sonuna geliyordu. Bu yüzden, içinde –ing ve –ed eklerinin geçtiği kelimeleri fiil değil sıfat olarak kullanmak biraz garip gelebilir. Aslında olan şey şu; bu ekler yine bir fiilin sonuna geliyor ama bunların eklenmesiyle ortaya çıkan kelimeler fiil değil sıfat oluyor. Bu şekilde anlatınca biraz tuhaf gelmiş olsa da eminim birçoğunuz interesting, boring, tired gibi kelimeleri duymuşsunuzdur. Bunlar da bu şekilde üretilmiş sıfatlara birer örnek.

Peki bu ekler sonlarına eklendikleri fiile nasıl bir anlam katıyor da sıfata dönüştürüyor? Bu soruya cevap vermeden önce şunu söyleyeyim; İngilizce kaynaklarda yazan gramer kuralları Türkçeye çevrilip derslerde okutulduğunda çok fazla bilgi kirliliği oluşuyor. Bu bilgilerin çoğu yanlış değil ama bizim için kafa bulandırıcı şeyler. İngilizce dilinde yazılmış kaynaklar tüm dünyaya hitap etmek zorunda olduğundan kuralları bir şekilde anlatıp formülize etmek zorundalar ama çok şükür hepimiz Türkçe bildiğimiz için biz bu eklerin Türkçede nasıl bir anlam kattığını söyleyerek daha pratik bir biçimde işin içinden sıyrılabiliriz. O zaman hemen söylüyorum: -ed takısı sıfat yapmak amacıyla bir fiilin sonuna eklendiğinde o fiile çoğunlukla -mış/-miş anlamını katıyor; -ing takısı ise yine eklendiği fiile genellikle -ıcı/-ici gibi anlamlar katıyor. Mesela şimdi bazı kelimelerin fiil hallerine ve bu şekilde oluşturulmuş sıfat hallerine ayrı ayrı göz atalım:

snap099

Peki bu ekler her zaman bu anlamları mı katıyor diye sorarsanız cevabım hayır. Bu şekilde oluşturulan sıfatların bazılarını Türkçeye çevirirken sonunu -mış/-miş veya -ıcı/-ici ile bitirmek yerine Türkçede bunları daha güzel karşılayan ifadeleri kullanıyoruz.  Örneğin, worried sıfatını “endişelenmiş” olarak Türkleştirmektense “endişeli” demek daha güzel oluyor. Benzer şekilde, worrying için de “endişelendirci” yerine “endişe verici” diyoruz. Bunların örneklerine de bakalım:

snap100

İlle de kural istiyorum, ben kuralsız öğrenemem diyenler için pratik bir formül söyleyeyim; -ing ile biten sıfatları ‘neden bildiren sıfatlar’ olarak düşünebiliriz. Sonunda -ed olan sıfatlar ise bu nedenden ötürü ortaya çıkan ‘sonucu’ bildiriyor. Bunu anlamak için excite kelimesine bakalım. Anlamı “heyecanlandırmak”. Excited şeklindeyken “heyecanlanmış” anlamına geliyor. Exciting olduğunda ise anlamı “heyecan verici” oluyor ve heyecanlanmasının nedenini belirtiyor. Bütün bu durumu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse şöyle söyleyebiliriz:
The exciting cat excited the baby, so now the baby is excited.
Heyecan verici kedi bebeği heyecanlandırdı ve bebek şu anda heyecanlanmış durumda.

Başka bir örnekle açıklamak gerekirse, surprise kelimesi fiil olarak kullanıldığında “şaşırtmak” anlamına geliyor. Surprising “şaşırtıcı”, surprised ise şaşırtıcı olan şeyden ötürü “şaşırmış” anlamını veriyor. Şöyle bir örnek cümle kurabiliriz:
I was surprised by the surprising birthday party.
Şaşırtıcı doğum günü partisi nedeniyle şaşırmıştım.

Şimdi biraz da -ed takısı üzerinde duralım. Bu takıyı ikinci ve üçüncü hallerini yapmak amacıyla düzenli fiillerin sonlarına getiriyorduk. Peki sıfat yapan -ed takısında durum nasıl? Acaba bu -ed takısının diğeriyle bir alakası olabilir mi? Eğer varsa ikinci hali mi yoksa üçüncü hali mi? Tüm bu soruları cevaplamak için ikinci ve üçüncü halleri farklı olan düzensiz fiillere bakabiliriz. Eğer bu fiillerden birinin ikinci veya üçüncü haliyle yapılmış bir sıfat var ise sorumuza cevap olabilir. “İçmek” anlamına gelen drink fiilini ele alalım. Bu durumdayken anlamı aslında “iç” oluyor. İkinci hali olan drank’i “içti” olarak çevirebiliriz ama “içti” diye bir sıfatımız yok. Üçüncü hali olan drunk sözcüğünün tam karşılığı ise “içmiş” oluyor ama biz bu anlamı vermek için “sarhoş” sıfatını kullanıyoruz. Zaten içmiş bir kişinin sarhoş olma olasılığı yüksek olacağından bu örneğe bakarak, sıfat yapan -ed takısının aslında fiilin üçüncü halini yapan -ed takısı olduğunu görebiliriz.

İleride passive voice, yani “edilgenlik” konusunu öğrendiğimizde, onda da fiillerin üçüncü hallerinin kullanıldığını göreceğiz. Edilgenlikle kastımız, yapıldı, edildi, yapılmış, edilmiş, yapılacak, edilecek gibi farklı farklı zamanlarda kurulabilen ve nesnelerin, cümlenin öznesinin yerini aldığı ifadeler. Aslında sonu -ed ile biten ya da başka bir deyişle, fiillerin üçüncü hallerinden türetilen bu sıfatlarda da bir miktar edilgenlik söz konusu olabiliyor. Mesela “giymek” anlamına gelen wear fiiline bakalım. Üçüncü hali olan worn sözcüğü “giyilmiş” ve “yıpranmış” anlamlarına geliyor. Giyilmek eylemi birisi tarafından yapılmak zorunda olan bir eylem ve dolayısıyla giyilen şey de bu eylemden etkilenerek “yıpranmış” oluyor. Aynı şekilde, frightened sıfatı da “korkmuş” anlamına geliyor ama edilgen yapı düşünüldüğünde tam karşılığı “korkutulmuş” oluyor. Kimse durup dururken, sebepsiz yere korkamayacağından ve korkmasına dış bir etken sebep olacağından tek kelimelik, gizli bir edilgenlik durumu söz konusu.

Peki -ed takısını ve -ing takısını birbirine karıştırırsak ne olur? Yani bir fiili sıfata dönüştürmek için -ed takısı kullanmamız gereken bir durumda -ing takısı kullanarak sıfat haline getirirsek çok büyük bir anlam farkı yaratmış olur muyuz? OLURUZ! Hatta sandığımızdan daha büyük anlam farkları yaratabiliriz. Mesela çok sıkıldığımızı dile getirmek istediğimiz bir durumda, “sıkılmış” anlamını veren bored sözcüğü yerine boring kullanırsak ortaya şöyle bir şey çıkar:
I’m so boring. – Ben çok sıkıcıyım.

Ya da tam tersini düşünelim ve “Bu film çok sıkıcı” demek istediğimiz bir durumda bored kelimesini kullandığımızı hayal edelim:
This film is so bored. – Bu film çok sıkılmış.


İngilizcedeki hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da istisnalar mevcut ama sayıları çok az. Benim aklıma gelen iki örnek delight ve scare fiilleri. Sırasıyla, memnun etmek ve korkutmak anlamlarına geliyorlar. Bu iki fiilden -ed takısıyla sıfat yaparken sorun yok; delighted kelimesi “memnun” anlamını veriyor, scared ise “korkmuş” anlamına geliyor. Ancak bu iki fiilden “memnun edici” ve “korkutucu” sıfatlarını türetirken -ing kullanmıyoruz. “Memnun edici” demek için delightful kullanıyoruz, “korkutucu” demek için ise “scary” sıfatını kullanıyoruz.

Peki İngilizcede fiillerin sonuna gelen her -ing takısı ve -ed takısı o fiili sıfat mı yapar? Cevabı tabi ki hayır. Biz bu ekleri normalde fiillerin farklı zamanlardaki çekimlerini yapmak için kullanıyorduk. Örneğin, şimdiki zamanda gelen -ing takısının fiile -iyor anlamını kattığını ve -dili geçmiş zamanda olumlu cümlede gelen -ed takısının ise -dı/-di anlamını verdiğini öğrenmiştik. Öyleyse sıfat yapan -ed ve -ing takılarıyla fiillerin çekimlerini yaptıran -ed ve -ing takılarını nasıl ayırt edeceğiz? Aslında bunun cevabı fiillerde saklı. Dikkat ettiyseniz sıfat yaptıran -ed ve -ing takılarının sonlarına eklendiği fiillerin hepsi de duygusal halleri anlatan fiiller. Şaşırtmak, sinirlendirmek, kafasını karıştırmak, hüsrana uğratmak ve diğer hepsi bu şekildeki durumları anlatıyor. Fiillerimiz durum anlatan fiiller olduğu için çoğunlukla sonlarına fiil çekimi yaptıran -ing takısı almıyorlar ve dolayısıyla fiilin sonuna -ing eklendiğinde sıfat mı yoksa fiil mi olduğu karmaşası ortadan kalkıyor. Yine ayırt etmemizi sağlayan diğer bir şey de, İngilizcede sıfattan önce mutlaka be fiilin hallerinden birinin kullanılıyor olması. Mesela şu iki cümleye bakalım ve disappoint kelimesinin hangisinde fiil, hangisinde sıfat olarak kullanıldığını düşünelim:
You disappointed me by failing your exam.
Sınavında başarısız olarak beni hayal kırıklığına uğrattın.
I was really disappointed when you failed your exam.
Sınavında başarısız olduğunda büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım.

İlk cümlede disappoint kelimesinden önce be fiilinin hallerinden biri gelmediği için fiil olarak kullanıldığını anlıyoruz. İkinci cümlede ise be fiilinin was haliyle kullanıldığı görülüyor ki bu da disappoint kelimesinin edilgen bir cümlede kullanılarak sonuna -ed alması neticesinde sıfata dönüştüğünü gösteriyor.

konuanlatim


Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

66. -ed & -ing Sıfatları için 8 cevap

  1. selahattin ertürk der ki:

    Anlaşılabilir türkçenizle anlatımınızı çok beğendim.Benim için çok faydalı oldu.Yani ing ve ed eki alarak sıfat olan bu fiillerden sıfat olduğuna emin olmak için her zaman önünde be fiili muhakkak olmalı mı? teşekkürler.Dr.Selahattin

  2. sinan der ki:

    Peki sıkılıyorum nasıl diyeceğiz.

  3. kübra der ki:

    Hocam bunu yabancı bir hocadan öğrenmiştim. İşinize karışmak gibi olmasın ama bu bilgiyi de buraya ekleyip diğer arkadaşların faydalanmasını isterim. böyle söylendiğinde daha kolay anlaşılır oluyo sanki. yani en azından benim için öyle olmuştu.
    -ing eki kişilik, -ed eki hislerini söylemek için kullanılır.

    • admin der ki:

      estağfurullah, doğru ama bu formül her zaman tutmaz. eğer böyle anlatsaydım, “it is a boring film” gibi bir cümlede, filmin bir kişiliği olmayacağı için aboneler ayaklanır, galeyana gelirdi 🙂

  4. melike ulgen der ki:

    ne kadar enteresan degil mi

    surprise: sasirtmak
    be surprised: sasirmak

    disappoint: hayal kirikligina ugratmak
    be disappointed: hayal kirikligina ugramak

    shock: sok etmek
    be shocked: sok olmak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir