72. Gerunds & Infinitives Konu Anlatımı

Bu dersimizde İngilizcenin en karışık konularından biri olarak görülen Gerunds & Infinitives konusunu öğreneceğiz. Aslında ezberle aranız iyiyse bu konu size hiç de zor gelmeyecektir çünkü Gerunds & Infinitives konusunda ezberlememiz gereken bir grup fiil ve özel kullanım var. Yine de, sizin için hazırladığım detaylı tablolarla bu konuyu daha anlaşılır bir hale getirmeye çalıştım.

Öncelikle bu iki kavramın ne olduğuyla başlayalım. Bir fiilin sonuna, o fiili isim yapmak amacıyla –ing takısı eklendiğinde, -ing takısı almış fiilimize gerund, yani isim-fiil adı veriliyor. Örneğin, swimming (yüzme), painting (resim), dancing (dans) gibi kelimeler gerund olarak geçiyor. Tam da benzer şeyi yapmak amacıyla fiile -ing takısı getirmek yerine, fiilden önce to kelimesini koyduğumuzda oluşan, to swim (yüzmek), to paint (resim yapmak), to dance (dans etmek) gibi yapılar ise infinitive olarak adlandırılıyor ve Türkçesi de “mastar” oluyor. Peki birbirine çok benzeyen bu iki yapının hangisi nerede kullanılıyor ve içinde kullanıldıkları cümlelere ne gibi anlamlar katıyorlar biraz buna bakalım.

Kuracağımız bir cümlenin öznesi her zaman ben, sen, o, Ahmet, Ayşe gibi bir kelime olmak zorunda değil. Bazen fiilleri özne gibi kullanmak isteyebiliriz. Mesela, “Yüzme en sağlıklı spordur” ya da “Tenis oynamak çeşitli kasları geliştirir” gibi cümleleri kurarken, cümlemizin öznesi bir fiil olur. Peki o zaman cümleye yalın haldeki fiille mi başlarız? Tabi ki hayır, çünkü bu sefer cümlemiz emir cümleleriyle karışabilir. Mesela, “swim” ve “play” fiillerini bu şekilde yalın halde yazarsak “yüz” ve “oyna” anlamlarına gelirler. Bizim bir şekilde bu fiilleri isime dönüştürmemiz gerekir ki bunun için de gerund ve infinitive yapılarını kullanıyoruz. Eğer isimleşmiş fiillerimiz bu örneklerdeki gibi özne konumunda yer alacaksa genellikle gerund kullanımını tercih ediyoruz ve şöyle diyoruz:
Swimming is the healtiest sport. – Yüzme en sağlıklı spordur.
Playing tennis improves various muscles. – Tenis oynamak çeşitli kasları geliştirir.

Özne olarak kullanıldıklarında cümleye “to swim” ve “to play” ifadeleriyle başlamak her ne kadar doğru olsa da genellikle tercih edilmez. Zaten kulağa da hoş gelmiyorlar.

Daha önceki derslerimden hatırlarsanız, İngilizcede bir cümlede iki fiili yan yana yazmamız gerektiğinde aralarına genellikle “to” kelimesini yazmamız gerektiğinden bahsetmiştim. Mesela, “Su içmek istiyorum” cümlesinde içmek ve istemek fiillerini yan yana yazamıyorduk ve şöyle söylüyorduk:
I want to drink some water.      

Bu kullanımda “to” kelimesi, “içmek” kelimesinin sonundaki -mek/-mak mastar ekini veriyordu. Buraya kadar da her şey tamam ama maalesef İngilizce bu kadar tozpembe bir dil değil. İngilizcede sınırlı sayıdaki bir grup fiil yine çıkıntılık yapmış ve gerundlar ile beraber kullanılmayı tercih etmiş. Yalnız dikkat edin, bu fiillerin kendileri -ing takısı almak zorunda değiller ama mutlaka peşlerinden gelen fiile -ing takısı aldırarak gerund haline getiriyorlar. Örneğin bu fiillerden en bilinen üç tanesi, enjoy (hoşlanmak), suggest (önermek) ve mind (umursamak). Şimdi bu fillerle örnek cümleler kuralım ve neler olacağına bakalım:

Sinemaya gitmekten hoşlanırım. – I enjoy going to the movies.
Bu iş için profesyonel birini tutmanı öneririm. – I suggest hiring a professional for this job.
Geç kalmak umurumda değil. – I don’t mind being late.

Gördüğünüz gibi, iki fiilin arasına to getirmek yerine, ikinci fiilin sonuna -ing takısı getirdik ve bunu belirleyen şey de cümledeki birinci fiiller oldu. Biz bu cümlelerde -ing değil de to kullansaydık bizi elbette anlarlardı ama beraberinde, İngilizceyi sonradan öğrendiğimizi de anlarlardı. Dolayısıyla İngilizcede hangi fiillerin gerund getiren istisna fiiller listesinde olduğunu bilmek önemli. Piyasada doğrulu yanlışlı, eksikli, fazlalı birçok liste geziyor ama buraya tıklayarak sizin için hazırladığım, son derece rafine ve düzenli tabloyu indirebilirsiniz. Bu tabloda her bir fiilin Türkçe anlamını yazdım, her biriyle birer örnek cümle kurdum ve bu cümlelerin Türkçe anlamlarını da yazdım.

İngilizcede yine bunlar gibi bir grup fiil var ki bu fiiller, öyle de olur, böyle de olur diyorlar. Yani kendilerinden sonra gerund veya infinitive kullanabiliyoruz ve hiçbir anlam farkı oluşmuyor. Bu fillerin sayısı on civarında ve en bilinen iki tanesi begin (başlamak) ve prefer (tercih etmek) fiilleri. Bunlarla birer örnek cümle kuralım:
They began saying prayers. – Dua etmeye başladılar.
I prefer drinking hot chocolate. – Sıcak çikolata içmeyi tercih ederim.

Bu cümleleri şöyle söylemek de pekala mümkün:
They began to say prayers.
I prefer to drink hot chocolate.

Bu fiillerin de tam listesini ve bunlarla da kurulmuş örnek cümleleri aynı tabloda bulabileceksiniz.

İngilizcede sayıları 15 civarında olan bir grup fiil daha var. Bu fiillerden sonra da gerund veya infinitive kullanabiliyoruz. Buraya kadar her şey kulağa hoş geliyor ama sonrasında işler değişiyor, çünkü bu fiillerden sonra gerund veya infinitive gelmesi fiilin anlamını değiştiriyor. Bu fiillerden en bilinen beş tanesi şunlar: remember, forget, regret, try ve stop.

Remember ve forget fiillerinden sonra gerund bir yapının kullanılması durumunda ortaya çıkan anlam, geçmişteki bir şeyi unutmak veya hatırlamak. Mesela şöyle:
I remember seeing him for the first time. – Onu ilk gördüğüm anı hatırlıyorum.

I forgot promising him a pay-rise. – Ona zam sözü verdiğimi unuttum.

Görmesi ve söz vermesi geçmişte olmuş. Bu iki fiilden sonra infinitive kullandığımızda ise bir görevi, sorumluluğu unutmak veya hatırlamak söz konusu oluyor. Şöyle mesela:
He remembered to turn off the light. – Işığı kapatmayı hatırladı/akıl etti.

I forgot to get my briefcase. – Çantamı almayı unuttum.

İkisinde de bir görev, sorumluluk unutulup hatırlandığı için bu cümleleri, “Işığı kapattığımı hatırladım”, “Çantamı aldığımı unuttum” şeklinde çevirmek doğru olmazdı.

Regret fiilinden sonra gerund geldiğinde yine geçmişteki bir şeyden ötürü pişman olmak anlamı ortaya çıkıyor:
I regret lending him some money. – Ona para ödünç verdiğime pişmanım.

Infinitive geldiğinde ise fiilin anlamı birden “üzüntü duymak” şeklini alıyor:
I regret to tell you that, you have failed. – Başarısız olduğunuzu söylemekten üzüntü duyuyorum.

Try fiilinden sonra gerund geldiğinde anlamı, alternatiflerden birini denemek oluyor, infinitive geldiğinde ise, çalışmak-çabalamak oluyor. Şu örneklere bakın:
We tried taking it into a bigger cage. – Onu daha büyük bir kafese almayı denedik.
She tried to do her best. – Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.

Stop fiili de peşinden gerund veya infinitive gelmesine bağlı olarak, sırasıyla “kesmek” ve bir şey için “durmak” anlamına geliyor:
They stopped visiting us. – Bizi ziyaret etmeyi kestiler.
We stopped to buy some gas. – Benzin almak için durduk.

Son örnekte “to” kelimesi mastar anlamı kazandırmasının yanında bir amaca daha hizmet ediyor: “için”. To sözcüğünün böyle bir anlamının olduğunu 27. derste öğrenmiştik.

Bunlar gibi, peşlerinden gerund veya infinitive gelmesine bağlı olarak anlamı değişen fiillerin tamamı ve bunlarla kurulmuş örnek cümleler Türkçe ve İngilizce anlamlarıyla beraber aynı tabloda yer alıyor. Hepsinin üstünde tek tek durmayacağım.

İngilizcede kendilerinden sonra gerund yapıların geldiği bir kullanım yeri daha var: edatlar. Hatırlarsanız bazı fiillerin kendilerine özgü edatlarının olduğundan bahsetmiştim. Talk about, insist on, believe in gibi bu şekilde yüz civarında fiil vardı. Bu fiiller cümlede bir nesneyle beraber kullanıldıklarında nesne ile fiilin arasına o fiile özgü olan edat giriyordu ve başka bir edat girdiğinde ya da edatsız kullanıldıklarında hatalı oluyordu. İşte bu tür bir fiilin nesnesi, koşmak, yüzmek, paten kaymak gibi bir isim-fiil olduğunda sadece gerund yapıyı tercih ediyoruz. Örnekler üzerinden gidelim:
Bir gün evleneceğini hayal ediyor. – She dreams about getting married some day.
Sana bağırmasından ötürü onu affedebilirsin. – You could forgive him for yelling at you.
O, kendisini doğruyu bulmaya adamış. – She’s devoted to finding the truth.

Bazen de son örneğimizde ve look forward to (dört gözle beklemek) örneğinde olduğu gibi, fiilin sonuna gelen edat “to” kelimesi olabilir.  Bunu, infinitive olan to ile karıştırmamalıyız ve peşinden gerund kullanmalıyız:
Senden haber almayı dört gözle bekliyoruz. – We are looking forward to hearing from you.

İngilizcede şöyle bir deyim var:
One should know his enemy. – İnsan düşmanını tanımalıdır.

Düşmanınız olmasa da edatlarla beraber kullanılan fiilleri tanımalısınız. Sizin için, anlam açısından peşinden gerund bir yapının gelmesine müsait olan başlıca fiillerin bir listesini yaptım. Yanlarına hangi edatlarla kullanıldıklarını yazdım. Birer örnek cümle kurdum. Bir de cümleleri Türkçeye çevirdim. Aynı tabloda bunu da bulabilirsiniz.

Şu ana kadar hep gerund yapıların kullanıldığı yerleri açıklıyor gibi görünebilirim ama aslında… aslında öyle de yapıyorum çünkü gerunds-infinitives konusunda gerundların kullanıldıkları yerleri öğrenmek genellikle yeterli oluyor, çünkü geri kalan hemen her yerde infinitive yapısını kullanıyoruz. Bu yüzden gerundlarla kullanılan diğer ifadelere de göz atalım.

Bunlardan ilki, aitlik sıfatlarının geçtiği cümleler. My, your, his, her, its, our, their gibi aitlik sıfatlarıyla “onun evden ayrılışı”, “karanlıkta dans edişimiz” veya “onun inatçı oluşu” gibi tamlamalar kurmak istediğimizde gerund yapılardan yararlanarak şöyle diyoruz:
onun evden ayrılışı – her leaving home
karanlıkta dans edişimiz – our dancing in the dark
onun inatçı oluşu – his being stubborn


Artık bunları isim haline getirdiğimize göre, herhangi bir cümlenin öznesi veya nesnesi konumunda kullanabiliriz:
Her leaving home made us cry. – Onun evden ayrılışı bizi ağlattı.
I will never forget our dancing in the dark. – Karanlıkta dans edişimizi hiç unutmayacağım.
His being stubborn makes things harder for him. – İnatçı oluşu işleri onun açısından zorlaştırıyor.

Benzer şekilde, aitlik anlamı katan ‘s ile de gerund kullanıyoruz:
Susan’s staying at hospital makes us sad. – Susan’ın hastanede kalışı bizi üzüyor.

Eğlenmek, iyi vakit geçirmek, sorun yaşamak ve zorlanmak anlamlarına gelen şu özel ifadelerden sonra da gerund kullanıyoruz:

have fun – eğlenmek
have a good time – iyi vakit geçirmek
have trouble – sorun yaşamak
have difficulty – zorlanmak
have a hard time – zorlanmak
have a difficult time – zorlanmak

Bunlarla da birkaç örnek cümle kuralım:
Saklambaç oynayarak eğlendik. – We had fun playing hide and seek.
Çocuklar havuzda yüzerek iyi vakit geçirdiler. – The kids had a good time swimming in the pool.
Yolu bulmakta zorlandılar. – They had trouble finding the way.

Benzer şekilde, no use (faydası yok), (be) busy (meşgul olmak) ve (be) worth (değmek/değer) ifadeleriyle de gerund yapı kullanıyoruz. Örnek cümleler üzerinden gidelim:
Burada beklemenin faydası yok. – There is no use waiting here.
Telefonda konuşmakla meşgul. – He is busy talking on the phone.
Bu plan denemeye değer. – This plan is worth trying.

İngilizcede before ve after bağlaçlarıyla bağlanan iki cümlenin öznesi aynıysa, bazen kısaltma yapmak adına ikinci özneyi atıp fiili gerund haline getirebiliyoruz. Mesela ilk başta şöyle iki cümlemiz olsun:
Yatmadan önce dişlerini fırçalamalısın. – You should brush your teeth before you go to bed.

Ödev yaptıktan sonra neden eğlenceli bir şey yapmıyoruz? – Why don’t we do something fun after we do homework?

Her iki cümlenin öznesi de you ve we sözcükleri olduğu için, pratiklik kazanmak adına ikinci cümlede bu özneleri atıp fiili gerund yapabiliriz:
Yatmadan önce dişlerini fırçalamalısın. – You should brush your teeth before going to bed.

Ödev yaptıktan sonra neden eğlenceli bir şey yapmıyoruz? – Why don’t we do something fun after doing homework?

Go fiilinden sonra bir spor aktivitesi veya eğlenceli bir aktivite geldiğinde, peşinden gelen fiili gerund yapısıyla kullanılıyoruz. Bunların başlıcaları şunlar:

snap075

Sit (oturmak), stand (durmak) ve lie (yatmak, uzanmak) fiillerinden sonra bir yer zarfı varsa, peşinden ikinci bir fiil geldiğinde gerund şeklinde geliyor ve “bir şey yaparak oturmak, durmak, uzanmak” anlamını veriyor. Örnekleri inceleyelim:
She is sitting there doing nothing. – Hiçbir şey yapmadan orada oturuyor.

I was standing by the door waiting for the nurse. – Kapının kenarında durarak hemşireyi bekliyordum.

He is lying on his bed reading a novel. – Yatağında uzanarak bir roman okuyor.

Find ve catch fiillerinden sonra da bir kişi zamiri geliyorsa, peşinden ikinci bir fiil geldiğinde gerund şeklini alıyor ve gizli bir “-iken” anlamı ortaya çıkıyor:
I found my sister sleeping on the couch. – Kız kardeşimi kanepede uyurken buldum.
I caught my cat scratching the couch. – Kedimi kanepeyi tırmalarken yakaladım.

İngilizcede bir veya birkaç kelimenin bir edatla birleşmesinden oluşan ve kelime anlamlarının çok dışında anlamlara sahip olabilen deyimler, yani phrsal verbler var. Bu deyimler de sonlarında birer edat barındırdıkları için gerund getiren fiiller gibi davranıyorlar ve kendilerinden sonra gelen fiile -ing takısı aldırıyorlar. Birkaç örnek inceleyelim:

give up = bırakmak
get through = bitirmek
put off = ertelemek

Sigarayı tam olarak ne zaman bırakacaksın? – When exactly will you give up smoking?

Ders çalışmanı bitirdiğinde lütfen beni ara. – Please call me when you get through studying.

Faturalarımı ödemeyi asla ertelemem. – I never put off paying my bills.

Gerundların kullanım yerine bir örnek de, how kelimesinden sonra bir sıfatın geldiği ve bunu bir fiilin izlediği durumlar. Şu örneklere bakalım:
Sizi burada görmek ne kadar güzel. – How nice seeing you here.
Paraşütle atlamanın bu kadar güzel olabileceğini bilmezdim. – I wouldn’t know how beautiful sky diving could be.

Gerund yapıların kullanım yerleriyle ilgili olarak bu kadar bilgi yeter. Biraz da bazı özel durumlara göz atalım. Bir fiilden hemen sonra ikinci bir fiil değil de, o fiilin nesnesi geliyorsa ve o nesneden sonra ikinci fiilimiz geliyorsa, ikinci fiile -ing takısı getirmiyoruz ve infinitive yapı ile söylüyoruz. Bu durum, kendilerinden sonraki fiile mutlaka -ing takısı getiren fiillerimiz için de böyle. Suggest (önermek) ve advise (tavsiye etmek) fillerini ele alalım. Her iki fiil de normal koşullarda peşlerinden gelen fiile -ing takısı aldırıyordu. Şu örneklere bakalım:
Öğretmenimiz, daha sıkı çalışma tavsiyesinde bulundu. – Our teacher advised studying harder.
Bir araba kiralamayı önerdiler. – They suggested renting a car.

Şimdi bu önerilerin kime yapıldığını da yanlarına yazalım ve bakalım neler değişecek:
Öğretmenimiz bize, daha sıkı çalışmamızı tavsiye etti. – Our teacher advised us to study harder.
Bana bir araba kiralamamı önerdiler. – They suggested me to rent a car.

İkinci bir durum ise sıfatların fiillerle beraber kullanılmasında yaşanıyor. How kelimesinden sonra bir sıfat geldiğinde, bunu takip eden fiilin gerund olacağını söylemiştim ve “How nice seeing you here” örneğini vermiştim. Eğer cümlemizde how kelimesi yoksa ve doğrudan sıfatımızdan sonra bir fiil geliyorsa bu sefer infinitive yapı kullanıyoruz. Örneklere bakalım:
It is nice to see you here. – Sizi burada görmek güzel.
I was sorry to give her the bad news. – Ona kötü haberi verdiğime üzüldüm.
She was so lucky to be alive. – Hayatta kaldığı için çok şanslıydı.

İstisnalarımızdan bir diğeri de “(be) about to” yapısında yaşanıyor. “-Mek/-mak üzere” anlamını veren bu yapıda geçen “to” kelimesi bir edat değil, mastar olarak muamele görüyor ve peşinden gelen fiil -ing takısı almıyor. Örneklere bakalım:
When we got there, they were about to leave. – Biz oraya vardığımızda çıkmak üzereydiler.
The poor dog was about to die when we took it out of the mud. – Zavallı köpek, çamurdan çıkarttığımızda ölmek üzereydi.

İngilizcede see (görmek), hear (duymak), listen (dinlemek) gibi, bir süreci anlatan sınırlı sayıda fiilden sonra gelen ikinci fiilimiz bazen -ing takısı alıyor bazen ise “to” kelimesi olmaksızın yalın halde kullanılıyor. Şöyle mesela:

She saw me play baseball.
She saw me playing baseball.

Yalnız bu iki kullanımda küçük bir anlam farkı ortaya çıkıyor. Yalın kullanımda, eylem baştan sona kadar gerçekleşmiş oluyor; -ing takısıyla kullanımında ise eylemin bir anına şahit olunuyor. Aslında cümleleri Türkçeye çevirdiğimizde anlam farkını net olarak görebiliriz:

She saw me play baseball. – Beysbol oynadığımı gördü.
She saw me playing baseball. – Beni beysbol oynarken gördü.

konuanlatim


Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

72. Gerunds & Infinitives Konu Anlatımı için 21 cevap

  1. mecit algan der ki:

    hocam harikasınız.bu konuyuda bu kadar net,derli toplu ve basit açıkladığinız için binlerce teşekkür.burada yazdıklarımdan oluşacak dediğiniz kitabınızı çıkarın artık,sabırsızlıkla bekliyorum 🙂

    • admin der ki:

      teşekkürler Mecit bey. cidden benim de çok beğendiğim bir video oldu bu. sizin beğenmenize de sevindim. tüm videolar tamamlanınca konu anlatımı kitabını düzenleme işine girişeceğim. pdf’lerin derlenip toparlandığı ve belki ek alıştırmalarla desteklendiği bir kitap olacak. ismi de kanalın adıyla aynı olacak: ingilizce konu anlatımı 🙂

  2. Doğukan der ki:

    My teacher,can you give me a hand,please? 🙂 “A sheaf of something means a bundle of things,particularly paper.” This sentence is very mixed. 🙂 I don’t translate this sentence.

    İngilizce yazmaya çalıştım artık ne kadar becerdim bilmiyorum 🙂 Türkçe yazmaktansa İngilizce yazmanın geliştirme açısından daha iyidir dedim.Zaten İngilizce öğretmenisin diye düşünerek yazdım İngilizce 🙂 Yazdığım cümlelerde hata veya eksik varsa söylersen sevinirim hocam 🙂

  3. kaan der ki:

    when will you publish relative clauses and phrasal verbs?

    hocam yazdığım cümle doğrumu bide ingilizce olarak sordugum sorunun cevabını verebilirmisiniz?

  4. kaan der ki:

    hocam sizin yaptığınız listede ilk tabloda son cümlede yani infinitive olan cümlede neden başında to yok ya da hatamı yaptınız? onu merak ediyorum
    cümle şu:
    Finally it ceased raining.
    saygılar

  5. kaan der ki:

    merhaba hocam;
    hocam tabloda galiba bir yanlışlık var ilk tabloda prefer’ün infinitive kısmında yine ing takısı gelmiş to gelmesi gerekmez miydi?
    cümle şu;
    she prefers staying with her cousins(bu yazdığım kısım infinitive kısmında bulunuyor.)
    cevaplarsanız sevinirim

  6. murat der ki:

    merhaba hocam videolarınızı üç aydır takip ediyorum şuan gerundlardayım….beni çok iyi motive ediyor..şuana kadra diyebilirim ki türkçe alt yapılı gramer anlatımı dil öğrenmeyi ciddi olarak hızlandırıyor…çok büyük emekler vermişsiniz çok teşekkürler..

  7. Uğur der ki:

    Hocam Merhaba,

    Tabloyu indirmek istedim ama link çalışmıyor indiremedim tekrar yükleyebilirmisin rica etsem ?

  8. melike ulgen der ki:

    Merhabalar,
    Konu sahsima agir geldi. nasil calismami tavsiye edersiniz?
    Tesekkurler

  9. Cihat der ki:

    Hocam bu PDF dosyanızda kendisinden sonra sadece gerund gelen fiilleri yazmışssınız ama, sadece infinitive gelenler neden yok ?

  10. Muhammet Merdoğlu der ki:

    Thanks to you, I understood this issue using your documents. After that, I need to learn partciples being complicated as gerund-ınfinitives. Is it possible to upload a video soon.

    • admin der ki:

      Ben de tam “thanks to” konusunu anlatan bir video hazırlıyordum, bugün bitti 🙂
      Partciples konusunu videolara yayarak anlattığımdan ayrı bir videosu olmayacak…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir