Simple Present Tense Konu Anlatımı (İngilizce Geniş Zaman)







Bugünkü konumuz simple present tense; yani namı değer geniş zaman. İngilizcedeki zamanların içinde en çok kuralları olan ve anlaşılması en zor olan zaman bu.

Geniş zaman, yapar, eder, gider, gelir şeklinde cümleler kurduğumuz zaman. Öncelikle cümle yapısı üzerinde duralım, ardından kullanım yerlerine bakalım. İlk olarak olumlu cümleyle başlıyorum. Her zamanki gibi özneyle başlıyorum:

snap152

Özneleri yine tekil ve çoğul olarak ikiye ayırıyorum. Şimdiki zamanda ne tekillere ne de çoğullara giren “I” öznesinin burada çoğullara dahil edildiğine dikkat edin. 16. videoda Have got/Has got konusunu anlatırken de böyle olmuştu. Mantığa ters gelse de bunu böyle öğrenmemiz gerekiyor. Özneden hemen sonra fiilimizi getiriyoruz:

snap153

Şimdiki zamanda fiille öznenin arasında am/is/are yardımcı fiillerini kullanıyorduk; burada ise doğrudan fiili getiriyoruz. Öğrencilerin yaptığı tipik bir hata, geniş zamanda da bu araya, geniş zamanın yardımcı fiilleri olan do ve does sözcüklerini getirmek oluyor. Aslında bu da yanlış olmasa da cümleye farklı bir anlam katıyor ki onu birazdan anlatacağım. Fiillerimiz gelsin:

snap154

İngilizcedeki -s takılarından bıkmış olduğunuzu biliyorum ama merak etmeyin, bunu da öğrendikten sonra geriye başka bir -s kalmıyor. Geniş zamanda sadece olumlu cümlede fiile eklenen bu -s takısı, yalnızca özne tekil olduğu durumlarda geliyor. Yani çoğul öznelerden sonra veya olumsuz cümlede ya da soru cümlelerinde bu -s takısını göremezsiniz. -S takısı bu kadar nazlı olduğu için öğrenciler de -s getirmeyi sıklıkla unutabiliyor. 18. derste, nesnelerin sonuna gelip çoğul anlamı katan -s takısının bazı özel durumlarını öğrenmiştik. Hani, kelimenin sonu -s ile bitiyorsa -s takısını -es şeklinde gelmesi gibi. İşte tüm bu kurallar geniş zaman -s takısı için de geçerli, bu yüzden bunları tekrar anlatmıyorum. Bu derse ulaşmak için sağ üst köşedeki “i” harfine tıklayınca çıkan oynatma listesini kullanabilirsiniz.

Cümlelerimizin buraya kadar anlamları; “o siler, o yıkar, o yer, ben bilirim, sen içersin, biz oynarız, onlar dans eder” şeklinde oldu. Şimdi ne yiyip ne içtiklerini belirtmek için yanlarına birer nesne koyalım:

snap155

Son cümleye nesne koymadım çünkü her fiil geçişli değildir; yani nesne almaz. Sonra yine isteğe bağlı olarak bir yer zarfı ekleyebiliriz:

snap156

Yine isteğe bağlı olarak zaman zarfı ekleyebiliriz. Tabi geniş zamanda eylemlerin tekrar edilme durumları söz konusu olduğu için, geniş zamana uygun bir zaman zarfı getiriyoruz. Örneğin, “O şu anda yüzünü yıkar” cümlesinde olduğu gibi, geneli değil de o anı anlatan bir zaman zarfını geniş zamanda kullanmak tuhaf oluyor. Peki neleri kullanmak kulağa hoş geliyor?  Bakalım.

snap157

Every ile başlayan her şey geniş zamana yakışıyor. Sabahları, akşamları dediğimizde ise tekrar edilme durumu söz konusu olduğu için sıkıntı yok. Şimdi cümlelerimizi soldan sağa doğru okuyalım:

snap158

Geniş zamanda tüm zaman zarfları cümlenin sonuna gelmiyor. Bir grup zaman zarfı fiilden hemen önce geliyor. Şimdi bunlara bakalım:

snap159

Zaman zarflarının yerleri cümlenin sonu veya fiilin önü diye öğretilse de, devrik cümleler kurularak zaman zarfları cümle başında da kullanılabiliyor. Bu tür cümleleri hatalı olarak kabul etmemek lazım. Özellikle sometimes kelimesi üç pozisyonda da rahatlıkla kullanılabiliyor:
He sometimes cleans the house. – Sometimes he cleans the house. – He cleans the house sometimes.

gibi. Fiilden önce gelen bu zaman zarflarının içine, “asla” veya “hiç” anlamlarına gelen never sözcüğünü de katabiliriz. Tabi never kullandığımızda cümlenin olumludan olumsuza kayacağını unutmamak lazım. Örnek verelim:
He never cleans the house. – O asla evi temizlemez.

Şimdi bir de olumsuz cümle yapısına bakalım. Olumsuz cümlede geniş zamanın yardımcı fiilleri olan do ve does devreye giriyor; ama tabi tek başlarına değil. Yanlarına olumsuzluk anlamı katan not kelimesini alıyorlar ve genellikle kısaltılarak doesn’t – don’t şeklinde yazılıp okunuyorlar:

snap160

Peki ufak bir tadilat daha yapmamız gerekiyor mu? -S takısı sadece olumlu cümlede gelir demiştik. -S takıları gitsin:

snap161

Soru cümlesinde de her zaman olduğu gibi, yardımcı fiillerimiz özneyle yer değiştirerek cümlenin başına geliyor:

snap162

Bu sorulara kısaca “Yes, she does – No, she doesn’t – Yes, they do – No, they don’t“ şeklinde yanıtlar verebilirsiniz. Gitmez misin, yapmaz mısın?” şeklinde olumsuz soru cümlesi yapmak istersek de cümleye doesn’t ve don’t ile başlayabiliriz:

snap163

Wh- kelimeleriyle soru yapmak istersek de bu kelimeleri yine soru cümlesi yapısının en başına getiriyoruz:

snap164

Dersin başında, olumlu cümlede yardımcı fiil kullanılabildiğinden, ancak cümlenin farklı bir anlama sahip olacağından bahsetmiştim. Şimdi bunu açıklayayım.

snap165

Tabloda gördüğümüz şekildeki kullanımları, vurgu yapmak istediğimizde tercih ediyoruz ve cümleyi okurken, do – does kelimelerini üzerine basa basa okuyoruz. Örneğin birine “Seni seviyorum” dediniz ama size inanmadı. Siz de onu gerçekten sevdiğinizi vurgulamak için şöyle diyebilirsiniz: I do love you. Bu tür bir kullanımda, cümle olumlu olmasına rağmen fiilin sonuna -s takısı getirmediğimize dikkat edin.

Cümle yapısını anladıysak şimdi de geniş zamanın nerelerde kullanıldığına bakalım. Bu kısmı anlamak önemli, çünkü geniş zaman İngilizcede Türkçedeki gibi kullanılmıyor. Örneğin, “Ben Ankara’da yaşıyorum” cümlesini biz Türkçede şimdiki zaman yapısında söylüyoruz, ancak İngilizcede bu cümle için geniş zaman kullanmak zorundayız. Bunun sebebi şu; İngilizcede şimdiki zaman gerçekten de konuşma anında olan olayları anlatmak için kullanılıyor. Geniş zaman ise o anda olan olayları değil, daha geniş bir zamana yayılan genel durumları anlatmakta kullanılıyor. Mesela, “Tom speaks German” cümlesinden ben Tom’un Almanca bildiği sonucunu çıkartıyorum. “Tom is speaking German” cümlesinden ise Tom’un o anda Almanca konuşuyor olduğunu anlıyorum.

Geniş zaman cümle yapısını hikaye ve romanlarda da sıkça görüyoruz. Olayları anlatmak için şimdiki zaman ve geçmiş zamandan ziyade geniş zaman kullanılıyor. Zaten Türkçede de böyle değil mi? “İçeri girer, kapıyı usulca kapatır ve anneannesini yatakta uzanmış vaziyette görür”.

16. derste anlattığım have got – has got yapısını genellikle İngilizlerin tercih ettiğini söylemiştim. Amerikalılar bu yapı için geniş zamanı tercih ediyor ve sahip olmak anlamına gelen “have” fiiline tıpkı normal bir fiil gibi muamele ediyorlar. Dikkat ettiyseniz “have” fiili dedim, has demedim çünkü bu fiilin aslı “have” ve “has” kelimesi sadece, have’in -s takısı almış hali. “Haves” kelimesini okumak kulağa hoş gelmediğinden böyle bir şey yapmış olsalar gerek. Birkaç örnek cümle kuralım:

Onun bir köpeği var. – She has a dog.
Onun bir köpeği yok. – She doesn’t have a dog.
Onun bir köpeği var mı? – Does she have a dog?

Aynı cümleleri İngiliz kullanımıyla yapsaydık şöyle olurdu:
Onun bir köpeği var. – She has got a dog.
Onun bir köpeği yok. – She hasn’t got a dog.
Onun bir köpeği var mı? – Has she got a dog?


(Ticari amaç olmadan, PDF dosyasını ve videoları çevrenizle paylaşabilirsiniz.)

Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Simple Present Tense Konu Anlatımı (İngilizce Geniş Zaman) için 13 cevap

  1. Doğukan der ki:

    Hocam gene soru sormam lazım.Çünkü öğrenmek zorundayım. 🙂 🙂 Cevaplarsan sevinirim. 🙂 🙂
    “I’m painting wardrobe in blue colour.” cümlesinde eksik,şu eklense ya da şu değiştirilse daha güzel olur dediğin bir şey var mı?
    Cümleler bana aittir. 🙂 zaten anlamışsındır. 🙂

  2. Doğukan der ki:

    “I always study English (to) everyday.” cümlesinde “to” ya gerek var mı?

  3. Hakan der ki:

    Hocam;
    she is never late for class. cümlesinde geniş zaman olduğu halde neden is yardımcı fiilini kullanmış?
    ………………English? A)are they speak B)Do they speak şıkları arasında kalıyorum yardımcı olurmusunuz?

Bir Cevap Yazın