Make & Do Farkı Konu Anlatımı






Birbirine karıştırılan kelimeleri anlattığım derslerime make ve do arasındaki farkları anlatarak devam ediyorum. Make ve do kelimelerinin her ikisi de “yapmak” anlamına geliyor ama ne yaptığımıza bağlı olarak do ve make arasında bir seçim yapmamız gerekiyor. Mesela “seçim yapmak” derken do değil make kullanıyoruz:
make a choice

Türkçede biz tek bir “yapmak” sözcüğüyle her türlü şeyi yapabiliyoruz ancak İngilizcede de bunun böyle olmasını beklemek doğru olmaz, çünkü her dilin kendi içinde farklı bir işleyişi ve kelime çeşitliliği var.

Aralarındaki ayrım aslında çok basit olmasına rağmen ve istisnaların sayısı da sınırlı olmasına rağmen, İngilizceyi iyi bilen kişiler bile zaman zaman bu iki kelimeyi birbirine karıştırabiliyor. İlk olarak make sözcüğüyle başlayalım. “Yapmak” anlamına gelen make kelimesiyle anlatılmak istenilen şey “yoktan var etmek”. Yani yoktan var etmek yalnızca make’e mahsus, do’nun böyle bir kullanımı yok. Eğer biz yapmadan önce öyle bir şey ortada yoksa make kullanıyoruz. Örneğin, bu bir uçurtma olabilir, pasta olabilir, şarkı olabilir veya çay olabilir. Bunları şöyle söylüyoruz:
make a kite – uçurtma yapmak
make a cake – pasta yapmak
make a song – şarkı yapmak
make some tea – çay yapmak

Yoktan var edilen bu şeyin bunlar gibi mutlaka somut bir şey olması da gerekmiyor. Hata yapmak, konuşma yapmak, düzenleme yapmak, gözlem yapmak gibi, biz yapmadan önce mevcut olmayan, bizim yapmamız sonucunda ortaya çıkan şeylerde de make kullanıyoruz. Dolayısıyla bunları da şöyle söylüyoruz:
make a mistake – hata yapmak
make a speech – konuşma yapmak
make an arrangement – düzenleme yapmak
make an observation – gözlem yapmak

Make kelimesi her ne kadar “yapmak” anlamına gelse de, beraber kullanıldığı nesneye bağlı olarak bazen Türkçede daha farklı şekillerde anlam bulabiliyor. Örneğin hiçbirimiz Türkçede “öneri yapmak” demeyiz. İngilizcede öneri yapmak, “make a sugesstion” şeklinde söyleniyor olsa da biz bunu “öneride bulunmak” şeklinde Türkçeye çeviriyoruz çünkü bizde oturmuş olan kullanım bu. Benzer örneklere bakalım:
make money – para yapmak değil, para kazanmak
make progress – ilerleme yapmak değil, ilerleme kaydetmek
make a decision – karar yapmak değil, karar vermek ki çoğu zaman “give a decision” ile karıştırılıyor.
make a journey – seyahat yapmak değil, seyahat etmek
make a profit – kar yapmak değil, kar etmek
make friends – arkadaş yapmak değil, arkadaş edinmek
make love – aşk yapmak değil, se.. sözlükten bakarsınız
make an effort – çaba sarf etmek
make time – zaman yaratmak
make a difference – fark yaratmak
make fire – ateş yakmak
make a wish – dilek tutmak
make an attempt – teşebbüs etmek
make an offer – teklifte bulunmak
make a promise – söz vermek
make a visit – ziyaret etmek

Son dört örnekteki attempt, offer, promise ve visit sözcükleri mutlaka make ile beraber söylenmek zorunda değil çünkü kendileri de birer fiil.

Make kelimesinin ne tür bir bağlamda kullanıldığını anladıysak biraz da do sözcüğüne bakalım. Make için “olmayanı yapmak, yoktan var etmek” mesajını veriyor demiştik. Öyleyse do kullanımında, yapılan şeyin halihazırda var olması lazım ki nitekim de öyle. İngilizcede bir işi, görevi, sorumluluğu yapmaktan bahsederken do kullanıyoruz. Mesela, ödev yapmak, temizlik yapmak, ütü yapmak, alışveriş yapmak gibi şeylerden bahsederken do kullanıyoruz. Biz yapsak da yapmasak da maalesef o şeyler halihazırda hep orada olduğu için do ile söyleniyor:
do homework – ödev yapmak
do cleaning – temizlik yapmak
do the ironing – ütü yapmak
do shopping – alışveriş yapmak

Make kelimesinden farklı olarak, do sözcüğüyle söylenen hemen her şey Türkçeye “yapmak” şeklinde çevriliyor ama tabi bunun da istisnaları yok değil. Buna birkaç tane örnek verelim:
do damage – zarar yapmak değil, zarar vermek
do dance – dans yapmak değil, dans etmek
do (somebody) good – birine iyi yapmak değil, iyi gelmek
Do kullanımında, yapılan bir şeyin mutlaka bir görev veya sorumluluk olmasına gerek yok. Halihazırda orada bulunan ve bizim onun üstünde bir şeyler yaptığımız durumlarda da do kelimesini başka fiillerin yerini tutacak şekilde kullanabiliyoruz. Bulmaca çözmek buna örnek: do the puzzle şeklinde söyleniyor. Halihazırda orada bulunan bir bulmacayı çözüyoruz ve do fiili solve fiilinin yerini tutuyor. Başka örneklere de bakalım:
do the laundry – çamaşır yıkamak
do the dishes – bulaşık yıkamak (Do fiili bu iki örnekte wash fiilinin yerini tutmuş.)
do (someone’s) hair – saç yapmak (Burada da brush ya da comb fiillerinin yerini tutmuş.)
do (someone’s) nail – manikür, pedikür yapmak kastediliyor
do the lawns – çimleri biçmek (Do fiili “biçmek” anlamına gelen mow fiilinin yerini tutmuş.)

Bir işi yapmak, bir şey yapmak, genel bir aktiviteyi yapmak kastedildiğinde do kullanıyoruz. Örneklere bakalım:
Bir şey yapmalısın. – You should do something.
Yapacak bir sürü işim var. – I have got a lot of things to do.
Yapabileceğimiz bir şey var mı? – Is there anything we can do?

Do mu yoksa make mi kullanacağımızı ayırt etmemizi sağlayan diğer bir şey de, “yapmak” kelimesinin “icra etmek, gerçekleştirmek” anlamlarında kullanıldığı durumlar. Bu tür durumlarda tabi ki do kullanıyoruz. Örneklere bakalım:
araştırma yapmak – do research
bir işi yapmak – do the job
egzersiz yapmak – do exercise
ticaret yapmak – do trade
iş yapmak – do business
proje yapmak – do a project

Bir de tabi olmazsa olmaz istisnalar listemiz var. Bu listedeki örnekler tüm anlattıklarıma ters düşüyor ve mantık çerçevesine oturtamıyoruz. Şimdi bunlara bakalım:
make bed – yatakları düzeltmek
Yoktan var etme söz konusu olmadığı gibi bir görevden, sorumluluktan bahsediliyor ama make kullanılıyor.
do a favour – iyilik yapmak
Yoktan var ediyoruz, böyle bir görevimiz de yok ama do kullanıyoruz.
make a choice – tercih yapmak
Var olan seçenekler arasından bir tercih yapmamıza rağmen make kullanıyoruz.
make a living – hayatını sürdürmek
Aslında ortaya çıkan bir ürün yok ama bu da deyimleşmiş ifadelerden biri.
make breakfast/lunch/dinner – kahvaltı, öğlen yemeği, akşam yemeği hazırlamak
Bariz bir görev olmasına rağmen, ortaya bir ürün çıktığından olsa gerek make kullanıyoruz.


(Ticari amaç olmadan, PDF dosyasını ve videoları çevrenizle paylaşabilirsiniz.)

Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Make & Do Farkı Konu Anlatımı için 5 cevap

  1. kübra der ki:

    Hocam acaba hazır karıştırılan fiilleri anlatıyorken anlamlarıyla birlikte get ile take arasındaki farkı da mı anlatsanız ? Ben en çok onda takılıyorum.

  2. melike ülgen der ki:

    Merhabalar,

    “Get” ile “Buy” arasında kullanım açısından nasıl bir fark var. bu konuda da bilgi verebilirseniz sevinirim gerçekten.

    Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın