Other Konu Anlatımı




Bu dersimizde other ve türevlerini öğreneceğiz. Türevleri derken kastettiğim şey, other, others, the other, the others ve another. Bunlara ek olarak da, içinde other geçen one another, each other, every other, no other, one after another, other than ve another one ifadelerine göz atacağız. Yine de öncelikle bu beş temel ifadeye odaklanarak kullanım yerlerini ve aralarındaki farkları öğrenelim.

Bu ifadelerin beşi de, daha önceki cümlelerde geçen bir şeye gönderme yapıyor ve anlam olarak Türkçedeki “diğer, diğerleri, başka, başkaları” ve “bir diğer” sözcüklerini karşılıyor. Bunları öğrenirken hangisinin Türkçedeki hangi anlamı verdiğine bakmak çoğunlukla yeterli oluyor. Şimdi hepsini birer birer masaya yatıralım.

İlk olarak hepsinin özünde yatan “other” kelimesiyle başlamak istiyorum. Bu kelime bilinenin aksine, “diğer” anlamından ziyade genellikle Türkçede kullandığımız “başka” sözcüğünü İngilizcede karşılamak için kullanılıyor. Türkçede “başka” dedikten sonra peşinden bir nesne getirdiğimiz gibi, İngilizcede de getiriyoruz ve bu nesne de yine aynı Türkçede olduğu gibi, çoğul bir nesne oluyor. Mesela Türkçede nasıl “başka insanlar, başka ülkeler, başka ağaçlar” diyorsak, İngilizcede de bu çoğul yapıyı kullanarak genelleme yapıyoruz ve “other people, other countries, other trees” diyoruz. Nesnelerin çoğul olması gerektiği için de, sonlarına çoğul takısı gelemeyeceğinden, other sözcüğüyle beraber sayılamayan nesneleri kullanamıyoruz. Mesela İngilizcede, other cheese, other wine, other oil” gibi şeyler duymayız. Other ile birkaç örnek cümle kuralım:
Karım bu arabayı istemiyor; başka arabalarla ilgileniyor. – My wife doesn’t want this car; she is intrested in other cars.
Yeterince arkadaşım var; başka arkadaşlara ihtiyacım yok. – I have got enough friends; I don’t need other friends.
Bu suda yaşayan başka türler biliyor musunuz? – Do you know other species that can live in this water?

Tüm bu cümleler doğru olsa da, İngilizcede other kelimesini olumlu cümlede some ile, olumsuz cümlede ve soru cümlesinde ise any ile beraber kullanmak gibi bir alışkanlık var. Kural demiyorum, alışkanlık diyorum çünkü any ve some kelimelerini eklemek söylemi zenginleştirip güzelleştiriyor. O zaman hemen ekleyelim:
My wife doesn’t want this car; she is intrested in some other cars.
I have got enough friends; I don’t need any other friends.
Do you know any other species that can live in this water?

Şimdi ise other kelimesinin sonuna -s takısı eklenip, “others” haline geldiğinde olacaklara bakalım. Masum gibi görünen bu çoğul -s takısı aslında o kadar da masum değil, çünkü “başka” anlamına gelen other kelimesini “başkaları” anlamına sokmanın yanı sıra, türünü de değiştiriyor. Dikkat ederseniz şu ana kadar kurduğumuz cümlelerde other kelimesini birer sıfat gibi kullanmıştık ve peşine de onun nitelediği nesneyi yazmıştık. “Others” ise kendisi bir nesneymiş gibi davranıyor ve önceki cümlelerde bahsi geçen nesneye atıfta bulunarak onun yerini tutuyor. Tabi aslında bunların hepsi Türkçede de oluyor. Örnek cümlelerimizi others’a uyarlayalım:
My wife doesn’t want this car; she is intrested in some others. – Karım bu arabayı istemiyor; başkalarıyla ilgileniyor.
I have got enough friends; I don’t need any others. – Yeterince arkadaşım var; başkalarına ihtiyacım yok.
Do you know any others that can live in this water? – Bu suda yaşayan başkalarını biliyor musunuz?

Other ve others kelimelerini ortak paydada buluşturan şey ise, nadir de olsa “bir kısım” anlamını verebilmeleri. Bunu şöyle bir paragrafta görebilmek mümkün:
I’ve got lots of books in my study all of which are in different languages. Some of them are in Arabic, others are in Turkish and other books are in Persian.
Çalışma odamda hepsi de farklı dillerde olan birçok kitabım var. Bazıları Arapça, bir kısmı Türkçe ve bir kısım kitap da Farsça.

Demek ki çalışma odasında bunların dışındaki dillerde de kitapları var.

Şimdi ise “the other” yapısına bakalım. Other kelimesini başında the ile beraber kullandığımızda “diğer” anlamını veriyor. Diğer sözcüğünü Türkçede nasıl kullanıyorsak İngilizcede de benzer şekilde kullanıyoruz. Mesela, “diğer insanlar, diğer ülkeler, diğer ağaçlar” diyebildiğimiz gibi, “diğer insan, diğer ülke, diğer ağaç” da diyebiliyoruz. Yani “the other” yapısından sonra, other kelimesinde olduğu gibi, çoğul bir nesne getirmek zorunda değiliz. O zaman, “başka” anlamına gelen other ile kurduğumuz örnek cümleleri bir de “the other” ile kurarak aradaki farkları net bir şekilde görelim:
My wife doesn’t want this car; she is intrested in the other car(s). – Karım bu arabayı istemiyor; diğer arabayla/arabalarla ilgileniyor.
I have got enough friends; I don’t need the other friend(s). – Yeterince arkadaşım var; diğer arkadaşa/arkadaşlara ihtiyacım yok.
Do you know the other species that can live in this water? – Bu suda yaşayan diğer türü/türleri biliyor musunuz?

Beşinci dersten hatırlarsanız, the sözcüğünün genelden özele indirmek gibi bir işlevi vardı. Aslında burada da aynı şey oluyor ve diğer araba, diğer arkadaş, diğer tür derken bilinen bir arabayı, arkadaşı ve türü kastetmiş oluyoruz.

(Son cümledeki species kelimesini tekil halde yazmadık, çünkü bu özel bir kelime ve tekil olarak kullanılamıyor.)

“The others” yapısına bakacak olursak, anlamının haricinde “others” kelimesinden çok da farklı olmadığını görebiliriz, çünkü bunu da nesne gibi kullanıyoruz. “The others” “diğerleri” anlamına geliyor ve bunu da tıpkı Türkçede olduğu gibi, daha önceki cümlelerde adı geçen bir grup nesnenin geriye kalanından bahsederken kullanıyoruz. Mesela çalışma odamızdaki şu kitaplara dönecek olursak, bu sefer bir kısım kitabın Arapça, bir kısmının Türkçe, geriye kalanların ise tümünün Farsça olduğunu düşünelim ve bunların dışında bir dilde kitabımız olmadığını varsayalım. Bunu şöyle söyleyebiliriz:
Some of my books are in Arabic, others are in Turkish and the others are in Persian.
Kitaplarımın bazıları Arapça, bir kısmı Türkçe ve diğerleri ise Farsça.

Demek ki çalışma odamızda bu üç dilin haricinde bir kitap yok…

Gelelim another’a… Bunu diğerlerinden ayırmak nispeten daha basit, çünkü başındaki “an” kelimesinin varlığından ötürü kendini ele veriyor. “An” sözcüğü her ne kadar zaman içinde other ile birleşmiş olsa da, halen “bir” anlamına geliyor ve “the” sözcüğünün tam aksine, bir belirsizlik mesajı katıyor. Sonuçta ortaya çıkan “another” kelimesi ise, “diğer bir/bir diğer” anlamlarına sahip oluyor. Tabi eğer bir şeyi “bir” diyerek sayabiliyorsak, demek ki sayılabilen bir nesnedir ve buradan çıkartacağımız sonuç da, another kelimesinin sayılabilen nesnelerle kullanılıyor oluşudur.

Mesela üç kızı olan Simon isimli bir arkadaşımızdan bahsediyor olalım ve Simon hakkında şöyle cümleler kuralım:
Simon’ın üç kızı var. Biri üniversitede, bir diğeri lisede, diğeri ise ortaokulda.
Simon has three daughters. One is in college, another is in high school and the other is in elementary school.

“Bir diğeri” derken bu iki anlamı birden veren another’ı, diğeri derken ise, üç taneden geriye kalanı kastettiğimiz için the other’ı kullandık.

Yalnız another kelimesinin tek anlamı ve kullanım yeri bu değil. Bu kelime, diğer dördü içinde belki de en sık kullanılanı, çünkü bu sözcük aynı zamanda İngilizcede “daha” anlamını da veriyor. “Daha” denildiğinde aklınıza hemen, 47. derste geçen “more” kelimesi gelmiş olabilir. More kelimesi de “daha” anlamına sahip ama kendisi sadece sıfatlardan ve zarflardan önce kullanılıyor. Yani, “daha yakışıklı, daha güzel, daha yavaş” derken kullanacağımız kelime more, ama bir nesneye atıfta bulunarak “daha” demek istiyorsak another kullanıyoruz. Mesela, “Bir yıl daha yaşadı”, “Bir bira daha içtik”, “Üç gün daha kalacağım”, cümlelerinde geçen “daha” sözcüğü, yıl, gün ve bira nesnelerine gönderme yaptığı için, bu cümlelerde more değil another kullanıyoruz:
He lived for another year. – Bir yıl daha yaşadı.
We drank another beer. – Bir bira daha içtik.
I’m going to stay for another three days. – Üç gün daha kalacağım.

Son cümlede “another” kelimesiyle beraber “three days” kullanmam sizi şaşırtmış olabilir ama another kelimesinin “daha” anlamını verdiği bu tür durumlarda “bir diğer” anlamı söz konusu olmadığından, hem birden fazla olan şeylerle, hem de sayılamayan nesnelerle kullanabiliyoruz. O zaman bir de sayılamayan bir nesneyle kullanalım:
Bir çay daha alır mısın? – Would you like another tea?

Büyük beşli bittiğine göre, içinde other geçen diğer ifadelerle konumuza devam edebiliriz. Bunlardan ilk ikisi, aynı anlama sahip olan each other ve one another. Her ikisi de “birbiri” anlamına sahip. Yani İngilizcede “Onlar birbirini seviyor”, “Birbirimize yardım ettik” veya “Birbirlerini dinlemiyorlar” derken kullanacağımız ifadeler bunlar:
They love each other. – Onlar birbirini seviyor.
We helped one another. – Birbirimize yardım ettik.
They don’t listen to each other. – Birbirlerini dinlemiyorlar.

Her iki yapının sonuna da aitlik anlamı katan ‘s ekleyerek şöyle cümleler de kurabiliriz:
Birbirlerinin cümlelerini tamamlıyorlar. – They complete each other’s sentences.
Birbirimizin arabasını kullanırdık. – We use to drive one another’s car.

Özetle, iki kişi tarafından aynı anda karşılıklı olarak yapılan bir eylemi anlatırken bunları kullanıyoruz.

“Every other” yapısı ise, görünürdeki “her diğer” anlamının çok ötesinde bir mesaj barındırıyor. Her gün yapmayıp da birer gün aralıklarla yaptığımız şeyleri anlatırken kullandığımız “günaşırı” kelimesi gibi bu da, “birer atlayarak” anlamı katıyor. Atlanan şeyin gün olmasına da gerek yok; haftalar, aylar, yıllar olabileceği gibi yer bildiren sözcükleri de every other ile niteleyebiliyoruz. Şu örneklere bakın:
Postacı buraya birer gün arayla geliyor/her iki günde bir geliyor. – The postman comes here every other day.
Bu pilleri birer ay arayla değiştirmeniz lazım/her iki ayda bir değiştirmeniz lazım. – You need to replace these batteries every other month.
Lütfen birer satır atlayarak yazın. – Please write on every other line.

“Every” kelimesinin bu örneklerde geçen “her” anlamını kattığını aklınızda tutarak bu yapıyı diğerlerinden ayırt edebilirsiniz.

“No other” yapısına bakalım şimdi de. Bunun cümleye kattığı anlamı, “başka hiç” şeklinde özetleyebiliriz. “Başka hiçbir seçenek yok” derken kullanalım mesela:
There is no other option.

Devamında ise, neyden başka hiçbir seçenek olmadığını da eklemek istiyorsak “but” kelimesini koyarak cümleyi devam ettirebiliriz. Mesela, “Bu ülkeyi terk etmekten başka bir seçenek yok” diyelim:
There is no other option but to leave this country.

İçinde “other” geçen yapılarımız birbiri ardına gelmeye devam ediyor. Şimdi de “birbiri ardına” anlamını veren “one after another” yapısıyla örnek cümleler kuralım:
Çiçekler birbiri ardına soldu. – The flowers died one after another.
Yarış arabaları yanımızdan birbiri ardına geçiyordu. – The racing cars were passing by one after another.

Öğreneceğimiz başka bir tane yapı da, “başka bir tane” anlamını veren “another one” yapısı. Another kelimesi “başka bir” anlamını veriyordu, one sözcüğü ise bir önceki cümlede geçen nesnenin yerini tutuyor ve “tane” anlamını veriyor. One/ones kullanımına ilişkin detayları 63. videomda bulabilirsiniz. Bununla da örnek bir cümle kuralım:
Güneş enerjisi önemli bir enerji kaynağıdır. Başka bir tanesi ise rüzgar enerjisidir.
Solar energy is a major source of energy. Another one is the wind power.

Bunların haricinde öğreneceğimiz son şey ise “haricinde”; yani “other than” yapısı. Önceki cümlelerde saydığımız örneklerin dışında bir ekleme yapmak istediğimizde bu yapı çok işimize yarıyor. Birkaç örnekle açıklayalım:
Tüm bunların haricinde petrol, maalesef halen temel enerji kaynağıdır.
Unfortunately, oil is still the main source of energy other than all these.

Bu yapıyı aynı zamanda “…’dan başka” şeklinde de çevirebiliriz. Şu örneğe bakın:
Kendisinden başka hiç kimseyi düşünmüyor. – He never thinks of anybody other than himself.

Other than yapısının “…’dan başka” anlamını verdiği bu tür cümlelerde, onun yerine sadece “but” kelimesini kullanmak da aynı mesajı verecektir:
He never thinks of anybody but himself. – Kendisinden başka hiç kimseyi düşünmüyor.


(Ticari amaç olmadan, PDF dosyasını ve videoları çevrenizle paylaşabilirsiniz.)

Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Other Konu Anlatımı için 8 cevap

  1. kansasli der ki:

    hocam ‘%’ gibi yada ‘ondalıklı sayılar’ gibi sayıların okunuşu hakkında da bir video hazırlayacak mısınız ?

Bir Cevap Yazın