80. Past Modals Konu Anlatımı (Geçmiş Zamanda Modallar)


Past Modals Konu Anlatımı (Geçmiş Zamanda… paylaşan: ingilizcekonuanlatimi

Bu derste çok önceden verdiğim bir sözü yerine getirerek modalların geçmiş zamanda nasıl kullanıldığını anlatacağım. 36 ve 40. ders aralığında anlattığım can, could, should, may, might, must gibi modalları, normalde şu ana veya geleceğe özgü olayları anlatmakta kullanıyorduk. Aynı modalların geçmiş zamandaki kullanımlarını anlatan bu dersi geciktirmemin sebebi, hem o dönemde perfect zamanları öğrenmemiş olmamızdı hem de içlerinden bazılarının geçmiş zamanda kullanıldıklarında farklı anlamlar taşımalarıydı. Şimdi artık bu konuları kavrayabilecek düzeye geldiğimizi düşünüyorum.

Aslında siz fark etmemiş olsanız da 79. dersimizde, modalları geçmiş zamanda nasıl kullanacağımızı öğrendik. Üçüncü tür koşul cümlelerini anlattığım 79. derste, yine birer modal olan would, could, might kelimelerinin yanına have yardımcı fiilini ve ardından da fiilin üçüncü halini getirmiştik. İşte bu formülü tüm modallara uygulayabiliyoruz ve bu sayede geçmiş zamana özgü anlamlar verebiliyorlar. Bu noktada dikkat etmemiz gereken şey ise, cümlenin olumlu veya olumsuz olmasına göre farklı anlamlar verebilmeleri ve bazılarının ise tamamen farklı anlamlara sahip olmaları.

O zaman ilk önce şu tamamen farklı anlamlara sahip olur dediklerimle başlayalım ki aradan çıksınlar; must ve should. Geniş zamanda kullanıldıklarında bu iki kelime de başına geldikleri fiile -meli/-malı anlamı katıyordu ve aralarındaki tek fark kesinlik derecesiydi. Yani, “şunu yapmalısın” derken should kullanıyorsak bir tavsiye, must kullanıyorsak bir zorunluluk gibi algılanıyordu. Geçmiş zaman, yani should/must + have + Fiil 3 kullanımında ise yine ikisi de -meli/-malı anlamı veriyor evet ama should + have + Fiil 3 yapısı “gelmeliydi, gitmeliydi” gibi bir anlama sahipken, must + have + Fiil 3 yapısı, “gelmiş olmalı, gitmiş olmalı” gibi bir anlam taşıyor. Bu ikisi birbirinin aynı gibi görünse de aslında anlam açısından aralarında büyük farklar var. Should + have + Fiil 3 yine geniş zamanda olduğu gibi, geçmişe yönelik bir tavsiyeyi ve bazen de bir pişmanlığı anlatıyor. Must + have + Fiil 3 ise, geniş zamandaki zorunluluk anlamından sıyrılıp, geçmişe yönelik bir mantıksal çıkarım, akıl yürütme bildiriyor. İlk olarak bu ikisiyle olumlu cümleler kuralım ve anlamlarına bakalım:
He should have been here half an hour ago. – Yarım saat önce burada olmalıydı.

Yani gelmemiş veya geç gelmiş olduğu anlaşılıyor. Şimdi aynı cümleyi must ile kuralım:
He must have been here half an hour ago. – Yarım saat önce buraya gelmiş olmalı.

Yani muhtemelen gelmiş ve geri gitmiş ancak arkasında bazı kanıtlar bırakmış olmalı ki geldiğini anlıyoruz. Mesela bu “arkasında bazı kanıtlar bırakmış olmalı” cümlesi de mantıksal bir çıkarım olduğundan, Must + have + Fiil 3 ile kurabiliriz:
He must have left some evidence behind.

Bu iki modal, geçmiş zaman olumsuz cümlelerde de yine aynı anlamları veriyor. Şu iki örneğe bakın:
I shouldn’t have spent all of my money on electronics. – Paramın tamamını elektronik eşyalara harcamamalıydım.

Şair burada pişmanlığını dile getiriyor. Zaten geçmiş zamanda should ile baraber “I” öznesi kullandığımızda olan şey hep bu. Bir de şuna bakın:
If he didn’t say hi when he saw you, he mustn’t have recognized you. – Seni görünce merhaba demediyse seni tanımamış olmalı.

Yani bu cümleyi, should kullanımında olduğu gibi, “seni tanımamalıydı” şeklinde Türkçeye çevirmiyoruz.

Must sözcüğünü, geniş zamanda olduğu gibi, geçmiş zamanda da bir zorunluluğu anlatırken kullanmıyoruz. Bunun için “zorunda olmak” anlamına gelen have to modalının ikinci hali olan “had to” ifadesini kullanıyoruz. Şu örneklere bakın:
She had to see a dentist. – Bir diş doktoruna gitmek zorunda kaldı.
We had to move into a bigger house. – Daha büyük bir eve taşınmak zorunda kaldık.

Bu iki modalı anladıysak can ve could ile yolumuza devam edelim. Her ikisi de Türkçedeki -ebilmek anlamına geliyordu ve geniş zamanda hem olasılık, hem beceri, hem de rica bildirirken kullanılıyordu. Geçmiş zamanda ise tuhaf şeyler oluyor. Her şeyden önce, geçmiş zamanda birisinden bir ricada bulunamayacağımız için bu tür bir kullanımları yok. Dolayısıyla Could + have + Fiil 3 yapısı sadece bir olasılığı veya bir beceriyi anlatıyor. Dikkat ederseniz bu denkleme can sözcüğünü katmadım çünkü ilginç olan diğer bir şey de, can’in bu bağlamda olumlu cümlelerde could’un alternatifi olamayışı. Must ve should ile kurduğumuz örnek cümleyi şimdi could ile kuralım ve anlamına bakalım:
He could have been here half an hour ago. – Yarım saat önce burada olabilirdi.

Yani istese olabilirdi ama olmadı mesajı anlaşılıyor. Bir de buradaki gibi, bir beceriden ziyade, bir olasılığın anlatıldığı şu örneğe bakın:
I could have died out there. –  Orada ölebilirdim!

Could + have + Fiil 3 yapısı yine bir olasılık bildiren “-miş olabilir” anlamını da veriyor. Şu örneğe bakın:
He could have left a note for me before he left. – Gitmeden önce bana bir not bırakmış olabilir.

Şimdi ise geçmiş zaman olumsuz cümleye bakalım. Olumsuz cümle söz konusu olduğunda, olumlu cümlede kullanamadığımız can modalını da kullanabiliyoruz ve Can’t/Couldn’t + have + Fiil 3 formülünü uyguluyoruz. Önce yetenek bildiren şu cümledeki kullanımlarına bakalım:
She can’t have lifted that heavy desk all by herself. – O ağır masayı tek başına kaldırmış olamaz.

Geçmiş zamanda; couldn’t kullanmayacak mıydık diyor olabilirsiniz belki ama yanlarında onları geçmişe taşıyan have + Fiil 3 yapısı olduğu sürece buna gerek yok. Yine de couldn’t ile de bir örnek yapalım:
I couldn’t have found a better solution. – Ben daha iyi bir çözüm bulamazdım.

Can’t/Couldn’t + have + Fiil 3 yapısı olasılık bildirirken “-miş olamaz” gibi bir anlam kattığı için imkansıza yakın bir durumu belirtiyor. Şu örneklere bakın:
He can’t have got enough votes, because almost nobody in this town likes him. – Yeterli oy almış olamaz çünkü bu şehirdeki neredeyse hiç kimse onu sevmiyor.

Tabi bu bizi şöyle bir mantıksal sonuca götürüyor:
He must have cheated. – Hile yapmış olmalı.

Tabi yine de yüzde yüz emin olmadığımız şeylerden bahsederken bu tür kesin ifadeler kullanmaktan kaçınmak isteyebiliriz. Bu durumda %50 olasılık bildiren may ve might modallarını have + Fiil 3 yapısıyla beraber kullanabiliyoruz. Olumlu ve olumsuz cümleleri arasında ise anlam yönünden bir fark yok. Aynı cümleyi olumlu ve olumsuz halde bu ikisiyle kuralım ve anlamlarına bakalım:
He might have cheated. – Hile yapmış olabilir.
He may not have cheated. – Hile yapmamış olabilir.

Olumlu cümlede olasılık bildirirken could kelimesini de kullanabileceğimizi az önce şu örneğimizde görmüştük:
He could have left a note for me before he left. – Gitmeden önce bana bir not bırakmış olabilir.

Dolayısıyla son örneğimizin olumlu cümle alternatifleri arasına could sözcüğünü de katabiliriz:
He could have cheated. – Hile yapmış olabilir.

Tabi bu tür bir cümleyi Türkçeye çevirirken, cümlenin nasıl bir bağlamda geçtiğini de biliyor olacağımızdan, yetenek mi yoksa olasılık mı bildirdiğine bağlı olarak, “Hile yapabilirdi” veya “Hile yapmış olabilir” alternatiflerinden hangisi uygunsa onu tercih edeceğiz.


Başka modallarla da aynı yapıyı kullanarak geçmiş zaman cümleleri kurabiliriz. Mesela, “iyi olur” anlamına gelen had better ile de bir örnek cümle kuralım:
A storm is approaching. You had better have closed all the windows. – Bir fırtına yaklaşıyor. Tüm pencereleri kapatmış olsan iyi olur.

Şimdi de, “gerekmek” anlamına gelen be supposed to ifadesini geçmişe taşıyalım:
You are supposed to have answered all of the questions in the exam. – Sınavdaki tüm soruları yanıtlamış olmanız gerekiyor.

Peki bunun yerine, be supposed to ifadesinin başındaki be fiilini geçmişe taşısaydık cümlemiz nasıl bir anlama sahip olurdu, görelim:
You were supposed to answer all of the questions in the exam. – Sınavdaki tüm soruları yanıtlamanız gerekiyordu.

Yani özetle, arada çok büyük anlam farkı olmamakla beraber, perfect yapı cümlelerimize “-mış olmak” gibi bir anlam katıyor.

Yine, “gerekmek” anlamını veren “needn’t“ ve “need to” ifadelerinde de durum böyle. Şu iki örneği karşılaştıralım:

I didn’t need to go by car. – Arabayla gitmem gerekmedi.
Zaten cümleden de anlaşıldığı üzere, arabayla gitmemiş.

I needn’t have gone by car. – Arabayla gitmesem de olurdu.
Burada ise arabayla gitmiş olduğu sonucu çıkıyor.

73. derste öğrendiğimiz ve “tercih etmek” anlamına gelen “would rather” yapısını da bu şekilde kullanabiliyoruz. Bir örnekle açıklayayım:
Buna şahit olmaktansa ölmüş olmayı tercih ederim. – I’d rather have died than have witnessed that.

Hatta would kelimesi bir modal olduğundan ve -erdi/-ardı anlamlarını verebildiğinden sadece bunu da tek başına geçmişe taşıyabiliyoruz. Şu örneğe bakalım:
I would have helped you last week but I was overwhelmed. – Geçen hafta sana yardım ederdim ama işim başımdan aşkındı.

Would + have + Fiil 3 yapısı tanıdık geldi mi? Dersin başında da söylediğim gibi, aslında üçüncü tür koşul cümleleri kurarken de bu yapıdan faydalanmıştık. Nihayetinde bu cümle “işim başımdan aşkın olmasaydı sana yardım ederdim” alt mesajı barındıran bir “implied conditional” yani vurgulanan koşul cümlesi olduğundan bu yapıyı burada görmek bizi şaşırtmamalı. Öyleyse son olarak cümlemizin ifli halini de görelim:
I would have helped you last week if I hadn’t been overwhelmed.

Çok sık görüp, kullanacak olmasanız da, kipleri geçmişe taşıyan Modal + have + Fiil (3) perfect yapısının, bazen continuous şekliyle kullanıldığı da oluyor. Bu durumda formülümüz şuna dönüşüyor: Modal + have + been + Fiil (-ing). Bu kullanımda modallar bu derste anlatılan anlamlarını bire bir koruyorlar ancak geçmişte başlayıp devam etmiş bir sürece ait olasılık, tavsiye, mantıksal çıkarım veya beceri bildiriyorlar.

Mesela dün evinin önünden geçerken bir arkadaşımıza uğramak istemiş olalım. Kapının önüne gelip zili defalarca çaldık ama açan olmadı.  Sonrasında başka bir arkadaşımızla bu olayın kritiğini yaparken şöyle bir tahminde bulunuyoruz:
Well, I don’t know why he didn’t open the door. He might have been sleeping. – Yani kapıyı neden açmadığını bilmiyorum. Uyuyor olabilir.

Uyuması bir anda olup bitecek bir eylem olmadığından perfect continuous yapıyı kullandık. Sadece perfect yapıyı kullanarak, “he might have slept” deseydik, “uyumuş olabilir” anlamına gelirdi ki biz bunu demeye çalışmıyoruz.

Veya uykucu arkadaşımız daha öncesinden bize, tam da o saat aralığında uyuyabileceğini söylemişse, bu sefer mantıksal bir çıkarım yaparak must kullanabiliriz:
I think I know why he didn’t open the door. He must have been sleeping. – Sanırım kapıyı neden açmadığını biliyorum. Uyuyor olmalıydı.

Yine burada da “uyumuş olmalı” değil, “uyuyor olmalıydı” diyerek işin içine bir de süreç kattığımızdan, duygularımıza en iyi perfect continuous yapı tercüman oluyor.

konuanlatim



Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

80. Past Modals Konu Anlatımı (Geçmiş Zamanda Modallar) için 6 cevap

  1. Celal Y. der ki:

    Kesinlikle bir kurs yaklaşık 5-6 ay önce keşfettim siteyi ama şimdi çalışıyorum. resmen ücretsiz bir kurs kursta bile bu kadar iyi anlatılmaz. Ne lazımsa gerekli tüm bilgiyi veriyorsunuz gerisi artık öğreniciye ait. Gördüğüm kadarı ile kurslarda olan tüm aşamalar şu 1.2.3.4.5 vs gelişmiklik aşaması hepsi zaten anlatılıyor. Bende daha önce buna benzer bir kursa gittim ve epeyde para verdim. Aslında hiç gitmeye gerek yok ama yinede kursun az çok faydasını görüyorum. Özellikle cümle kurmada, hocamız derdi sağdan sola düsturuyla tercüme veya çeviri yaparsın yani Türkçe ve İngilizce hemen hemen cümle olarak birbirinin tersi bunu böyle görünce anlaması da kolay oldu. Ha birde şu bir gerçek ki önce bizlerin Türkçe dilbilgisini iyice öğrenmesi gerek, kursta da gördüm ki daha Türkçe kelimedeki özneyi bulamıyoruz. Bir haftada biraz vakit bulduğum için ve birazda bilgim olduğu için 30. konudayım. Allah sizin gibi insanlardan razı olsun. Şimdide o kadar emek harcanmış kitabınızı sipariş vericem, bu kadar dinleyipte ayıp artık kitabı almamak. (:

  2. cem coban der ki:

    hocam saygılar, emeğinize güzel gönlünüze denecek laf yok. şu an kursa gitmekteyim ama inanın kurstan ziyada sizin videolara yoğunlaşmış vaziyetteyim. şu an tekrar baştan seyrediyorum her bir videoyu. LYS5 hazırlanan öğrencilerinize varsa önerileriniz nelerdir. Herşey gönlünüzce olsun, saygılarla.

  3. Selahattin der ki:

    hocam gerçekten çok teşekkür ederim büyük bir hizmet yapıyorsunuz. Allah razı olsun. Konu anlatımlarının pdflerinin hepsini tek parça halinde yükleyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir