Causative Verbs Konu Anlatımı (Make, Have, Get, Let)




Bu dersimizde İngilizcede “causative” olarak bilinen “ettirgenlik” konusunu anlatacağım. Kelime olarak edilgenlik sözcüğüne benzese de aynı şey değiller çünkü ettirgen cümlelerin de edilgen halleri olabiliyor. Yine isterseniz önce kısa bir Türkçe dersiyle başlayarak ettirgenliğin ne olduğunu hatırlayalım.

İçinde edilgenlik veya ettirgenlik barındırmayan normal cümlelerde eylemi yapan bir öznemiz, eylemimiz ve bazen de bir nesnemiz olur. Ettirgen cümlelerde ise yine bir öznemiz olur ancak bu özne biraz tembeldir ve eylemi yapmaz. Bunun yerine eylemi yaptıracak taşeron bir firma bulur ve eylemi ona yaptırıp kendisi keyfini sürer. Mesela hikâyede, kendisinden çitleri boyaması istenen Tom Sawyer, çitleri boyamak yerine onu izlemeye gelen arkadaşlarını, bunun ne kadar zevkli bir iş olduğuna ikna edip çitleri onlara boyatır. İşte bu şekilde, boyamak değil de boyatmak, yapmak değil de yaptırmak, kesmek değil de kestirmek gibi ifadeler ettirgen ifadeler kapsamına giriyor. Türkçede biz bunu araya -ır, -ir, -tir gibi ekler koyarak yapıyoruz ancak İngilizcede bunlar için ayrı fiiller kullanmamız gerekiyor. Causative fiiller olarak bilinen bu fiillerin sayısı çok sınırlı ve en çok duyup kullanacağımız dördü make, have, get ve let fiilleri.

Peki neden dört ayrı fiil kullanıyoruz derseniz sebebi, cümleye katmak istediğimiz anlam. Şöyle ki, birisine bir işi zorla, ricayla, parayla veya ikna yoluyla yaptırmış ya da yapmasına izin vermiş olabiliriz. Hangi durum söz konusu ise buna uygun bir causative fiil seçiyoruz. Birisine bir işi zorla yaptırmak veya neden olmak söz konusuysa make fiilini, parayla veya ricayla yaptırmak anlatılıyorsa have fiilini, ikna ederek yaptırmak söz konusuysa get’i, izin vermek kastediliyorsa da let fiilini kullanıyoruz.

Şimdi bu fiillerle cümleyi nasıl kurduğumuza bakalım. Öncelikle işi yaptıran, üşengeç öznemiz geliyor:
Özne…

Ardından vermek istediğimiz anlama uygun olan ettirgen fiili seçip getiriyoruz:
Özne + Ettirgen Fiil…

Sonrasında taşeron firmamız, yani eylemi yaptırdığımız kişi geliyor:
Özne + Ettirgen Fiil + Eylemi Yapan…

Daha sonra da bu kişiye neyi yaptırdığımızı anlatan esas fiilimiz yalın halde geliyor:
Özne + Ettirgen Fiil + Eylemi Yapan + Esas Fiil (1) …

Peşinden de gerekiyorsa bir nesne getirebiliriz:
Özne + Ettirgen Fiil + Eylemi Yapan + Esas Fiil (1) + Nesne

İngilizcede bütün zamanlarda ettirgen cümle kurabiliyoruz ve fiil çekimlerini de daima ettirgen fiilimiz üzerinde yapıyoruz. Sonuç olarak esas fiilimiz yalın halde kalıyor ve çekimlerden etkilenmiyor. Şimdi farklı zamanlarda “make” ettirgen fiiliyle örnek cümleler kurarak bu anlatılanları somutlaştıralım. İlk cümlemiz şu olsun:
Kız kardeşime odamı toplattım.

Toplayan ben değilim ama toplatan benim. Bu yüzden cümleye ben öznesiyle başlıyorum:
I…

Ettirgen fiil olarak zorla toplattığım mesajını vermek istiyorum ve bu yüzden make’i seçeceğim. Cümlenin Türkçesine baktığımda -dili geçmiş zamanda veya yakın geçmiş zamanda olabileceğini görüyorum. Bu yüzden cümleme iki şekilde devam edebilirim:
I + made…
I + have made…

Peşinden, eylemi yapan kız kardeşim geliyor:
I + (have) made + my sister…

Sonrasında fiili yalın halde getireceğimizden bahsetmiştim. Bu yüzden toplamak fiilini yalın halde getiriyorum:
I + (have) made + my sister + tidy…

 

Son olarak ise nesneyi yazarak cümlemi bitiriyorum:
I + (have) made + my sister + tidy + my room.

Bu cümleyi farklı zamanlarda kuracak olsaydık da I will make, I am making, I make şeklinde yazarak ettirgen fiil üzerinde çekimler yapabilirdik.

Make fiilinin zorla yaptırmak anlamını gösteren birkaç örnek cümle daha kuralım:
Her gün okuldan sonra oğluma ödevini yaptırırım. – I make my son do his homework after school every day.
Patronu Jane’e fazla mesai yaptırdı. – Her boss made Jane work overtime.
Öğretmenimiz projeyi bitirene kadar bizi sınıfta tutacak. – Our teacher will make us stay in class until we finish the project.

Make fiilinin zorla yaptırmak anlamının haricinde, neden olmak gibi bir anlamı da var. Bir şeyin başka bir şeye yol açtığını anlatmak istiyorsak make kullanabiliyoruz. Örneklerimize bakalım:
Soğan doğramak beni ağlatır. – Peeling onions makes me cry.
Korku filmleri beni korkutuyor. – Scary movies make me feel scared.
Onun anlamasını sağlayamadım. – I couldn’t make her understand.
Roller coaster’a binmek onu kusturur. – Riding a roller coaster makes him puke.

Causative cümleleri have fiiliyle kurduğumuzda bir işi parayla yaptırmak yani bir hizmet satın almak veya ricayla yaptırmak anlaşılıyor. Örneğin, “Komşuma çitleri onarttım” gibi bir cümlede rica söz konusu olduğundan have kullanabiliriz:
I had my neigbour fix the fences.

“En kısa zamanda tamirciye arabamı tamir ettireceğim” cümlesindeki hizmet alma durumunu da yine have fiiliyle ifade edebiliriz:
I will have the mechanic fix my car as soon as possible.

Bir de have ile kurulmuş bir modal cümlesine örnek verelim:
Berbere saçını kestirsen iyi olur. – You had better have the barber cut your hair.

Get fiiliyle anlatılmak istenilenin ise bir işi ikna yöntemiyle yaptırmak olduğunu söylemiştim. Dolayısıyla bu tür cümleleri Türkçeye çevirirken, “ikna etti, edecek, etmeli” gibi çevirmek de yanlış olmayacaktır. Dersin başında verdiğim Tom Sawyer örneği bu kapsama giriyor çünkü ikna ederek yaptırıyor. O zaman cümlemiz gelsin:
Tom Sawyer, arkadaşlarını çitleri boyamaya ikna etti. – Tom Sawyer got his friends to paint the fences.

Peki bu cümlede diğer ettirgen cümlelerden farklı bir şey görüyor musunuz? Dikkat ederseniz, diğerlerinde to yoktu bunda ise var. Bunu da get fiilinin ayrıcalığı olarak düşünebilirsiniz. Get ile birkaç örnek daha yapalım:
Gürültücü çocukları başka bir yerde oynamaya ikna ettim. – I got the noisy kids to play somewhere else.
Üst kat komşuma müziğin sesini kıstıramadım. – I couldn’t get my upstairs neighbor to turn down the music.
Patronunu zam yapmaya ikna ettin mi? – Did you get your boss to give you a raise?

Let fiilinde ise bir izin verme durumu söz konusu. Birinin bir şeyi yapmasına müsaade etmeyi let ile anlatıyoruz ve bu cümleleri de “izin verdi, verecek, veriyor” şeklinde Türkçeye çeviriyoruz. Farklı zamanlardaki olumlu, olumsuz ve soru cümlelerine örneklerimiz gelsin:
Toplantı odasını kullanmanıza izin vereceğiz. – We will let you use the meeting room.
Doktorlar yaşlı adamın ameliyat olmasına izin vermedi. – The doctors didn’t let the old man have a surgery.
Buradan gitmemize ne zaman izin vereceksiniz? – When will you let us leave here?

Tüm bu örneklerde etken ettirgen cümlelerini tanıdık. Ettirgen cümlenin de etkeni mi olurmuş demeyin çünkü oluyor. Şu ana kadar kurduğumuz cümlelerin tamamı buna örnekti. Doğal olarak, etken hali olduğu gibi, edilgen halleri de oluyor ki şimdi bunları tanıyacağız. Passive causative cümlelerinde işi yapan taşeron firmadan ziyade, işin üçüncü bir şahsa yaptırılmış olması vurgulanıyor. “Saatimi tamir ettirdim”, “Tansiyonumu ölçtüreceğim”, “Arabasını yıkatıyor” gibi cümlelerde, saati kimin tamir ettiği, tansiyonu kimin ölçeceği ya da arabayı kimin yıkıyor olduğu önem taşımıyor. Önemli olan şey, o işlerin yaptırılıyor olması. Edilgen causative cümlelerinde şu tür bir sıralama izliyoruz:
Özne + Ettirgen Fiil + Nesne + Esas Fiil (3)

Tüm passive cümlelerde fiili üçüncü haliyle kullanmamız gerektiği için burada da esas fiilimizi üçüncü haliyle kullanıyoruz. Nihayetinde bu edilgen bir cümle olduğu için de nesne ve esas fiil yer değiştiriyor. Ettirgen fiil kısmında ise passive causative cümlelerinde seçeneklerimiz epey daralıyor. Get ve have fiilleriyle yetinmek zorundayız. Passive cümlelerde get ve have fiillerinin arasında anlam yönünden bir fark yok ve dilediğimiz gibi kullanabiliriz. O zaman örnek cümlelerimizi get ve have fiillerini zamanlara uygun olarak çekimleyerek kuralım:
Saatimi tamir ettirdim. – I had my watch repaired.
Tansiyonumu ölçtüreceğim. – I’ll get my blood pressure measured.
Arabasını yıkatıyor. – He is getting his car washed.

Eğer biz bu cümlelerde eylemi yapan kişileri de vurgulamak istiyorsak, diğer edilgen cümlelerde olduğu gibi, “by” kelimesini yazdıktan sonra bu kişileri belirtebiliriz ama bunun yerine genellikle etken cümleler kurmayı tercih ediyoruz. Şöyle yani:
Saatimi saat tamircisine tamir ettirdim. – I had the watch rapairer reapir my watch.
Tansiyonumu hemşireye ölçtüreceğim. – I’ll have the nurse measure my blood pressure.
Arabasını oto yıkayıcısına yıkatıyor. – He is having a car washer wash his car.

Yine de by’lı cümleler de kurulabiliyor tabi. Şu örneğe bakın:
Arabanı güvenilir bir şirkete sigortalatmalısın. – You should have your car insured by a reliable company.

Edilgen causative cümlelerinde zorla, ricayla, parayla ve ikna yoluyla yaptırmanın hepsi de get ve have fiilleriyle kastedildiği için herhangi birini kullanabiliyoruz. Farklı anlamlar içeren şu örneklere bakın:
Burnunu düzelttirdi. – She had her nose fixed.
Bu yaz evi boyatmamız gerekiyor. – We need to have the house painted this summer.
Çürük dişini çektirdi. – He got his decayed tooth pulled.
Yaşlı kadın çantasını çaldırdı. – The old lady got her purse stolen.
Ceketini kuru temizlemeye versen iyi olur. – You had better get your jacket dry-cleaned.

Edilgen causative yapısının emir cümlelerinde kullanıldığını sıkça duyabilir ve görebilirsiniz. Şu örneklere bakın:
Onu düzelttir. – Get it fixed.
Bu işi yaptırt. – Get this job done.
Makineleri kontrol ettirt. – Have the machinery checked.

Aslında make fiilinin de edilgen yapıda kullanılma durumu söz konusu olabiliyor ama get ve have fiillerinden farklı olarak, “mecbur bırakılmak” anlamı taşıyor. Bu tür ifadeler, yapı olarak da diğerlerinden farklı çünkü bu cümlelerde taşeron firma olarak öğrendiğimiz ve çoğu zaman nesne zamiri konumunda olan sözcüğümüz edilgenin cümlenin öznesi haline geliyor. Ayrıca make fiili de peşinden to alıyor. Şu örneklere bakın:

Active: They made her wash the dishes. – Tabakları ona yıkattılar.
Passive: She was  made to wash the dishes. – Tabaklar ona yıkatıldı.

Active: The lieutenant made the soldiers run for hours. – Teğmen, askerleri saatlerce koşturdu.
Passive: The soldiers were made to run for hours. – Askerler saatlerce koşturuldu.


(Ticari amaç olmadan, PDF dosyasını ve videoları çevrenizle paylaşabilirsiniz.)

Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Causative Verbs Konu Anlatımı (Make, Have, Get, Let) için 3 cevap

  1. Uğur Hoca der ki:

    Hocam Merhaba. Bugun itibariyle kitabınızı şipariş ettim, hocam numaram 553 243 4239, ararsanız bir kaç soracağım şeyler var, memnun kalırız. Hocam bide konu olarak adverbial clauselar ile noun clauselar lazım bize. Konu olarak hem ben hem öğrencilerim memnun kalacaktır. Hayırlı günler.

  2. Alper Yaman der ki:

    Hocam merhaba
    Severek izlediğim öğrendiğim videolar için tekrar tekrar teşekkürler.
    Bu sayfanın sonuna sayfa numaraları ilk ve son sayfa ileri ve geri koyup gezinme ekleyebilirseniz eski konu ve yeni konuların takibi kolay olcak. Kolay gelsin diyorum

Bir Cevap Yazın