Had better Konu Anlatımı




Bugünkü dersi çok dikkatli dinleseniz iyi olur, çünkü bugün size had better’ı öğreteceğim. 39. derse kadar geldik, bu süreçte epey modal ve zaman öğrendik… O zaman bence bu cümleyi İngilizce söyleyebiliriz artık, ne dersiniz? Haydi bakalım bekliyorum.

“Çünkü” kelimesinden sonraki kısmı çoğunuzun doğru çevirdiğini tahmin ediyorum: “because today I’m going to teach you had better.” Her neyse, eminim çoğunuz ilk kısmı çevirirken zorlandınız çünkü “iyi olur” ifadesini İngilizcede neyle karşılayacağınızı henüz öğrenmediniz. Bazılarınız should kullanmış olabilir; should ile bu cümlede derdimizi anlatabiliyoruz ama “iyi olur” mesajını tam olarak veremiyoruz. İşte zaten benim de size bu derste öğreteceğimi söylediğim “had better” tam olarak bu anlamı veriyor. “Şunu yapsan iyi olur, bunu yapsan iyi olur” gibi cümleleri İngilizcede had better ile söylüyoruz. Kullanım yeri olarak should’a benzemesinden ötürü, had better yerine should kullanıldığında ortaya çıkabilecek bazı anlam farklılıklarından da bahsedeceğim. Ee, cümlemizi çevirelim o zaman:
You had better listen to today’s lesson very carefully, because today I’m going to teach you had better.

İlk olarak kullanım şekline, ardından kullanım yerlerine bakalım. Had better olumlu cümlede tıpkı diğer modallar gibi kullanılıyor:
Özne + had better + Fiil (Yalın)

Hemen birkaç örnek vereyim:
You had better call the police. – Polis çağırsan iyi olur.
He had better leave here today. – Buradan bugün ayrılırsa iyi olur.
I’d better do my homework soon. – Birazdan ödevimi yapsam iyi olur.

Son cümlede had better yapısını “‘d better” şeklinde kısaltarak yazıp okuduğuma dikkat edin. Daha önce would kelimesini de bu şekilde kısaltabildiğimizi görmüştük. İkisini karıştırmazsınız çünkü bunun yanında better var.

Olumsuz cümlede had better yapısından sonra “not” getiriyoruz:
Özne + had better + not + Fiil (Yalın)

Örnekler yapalım:
I’d better not eat any more cake. – Daha fazla pasta yemesem iyi olur.
We’d better not talk loudly in here. – Burada yüksek sesle konuşmasak iyi olur.
Your father had better not buy that car. – Baban o arabayı satın almasa iyi olur.

Had better ile soru cümlesi de yapmak mümkün. Bunun için özneyi had ile better kelimelerinin arasına yazıyoruz:
Had + Özne + better + Fiil (Yalın)

Örnekler yapalım:
Had I better speak to him before I leave? – Gitmeden önce onunla konuşsam iyi olur mu?

Had better ile yaptığımız olumlu sorularda iki seçenekten hangisinin daha iyi olduğunu da sorabiliriz:
Had you better stay here than leave? – Ayrılmaktansa burada kalsan daha mı iyi olur?
Had they better talk or be quiet? – Konuşsalar mı yoksa sussalar mı daha iyi olur?

Had better ile olumsuz soru bile yapıyoruz ki, had better normal soru cümlesine kıyasla, olumsuz sorularda daha sık kullanılıyor. Olumsuz soru yapımız şöyle:
Hadn’t + Özne + better + Fiil (Yalın)

Örneklere bakalım:
Hadn’t we better switch the computer off? – Bilgisayarı kapatsak iyi olmaz mı?
Hadn’t you better call her and apologise? – Onu arayıp özür dilesen iyi olmaz mı?
Hadn’t they better take the train? – Trenle gitseler daha iyi olmaz mı?

Had better ile beraber wh- soru kelimelerini kullanarak soru cümlesi kurulabiliyor olsa da neredeyse hiç tercih edilmiyor. Bu tür sorularda genellikle should kullanıyoruz. Örneğin, “Ne yapsam iyi olur?” anlamına gelen “What had I better do?” cümlesini should ile söylemek çok daha yaygın bir kullanım:
What should I do? – Ne yapmalıyım?

Had better’ı yapı olarak anladıysak şimdi de kullanım yerlerine ve had better – should farkına bakalım. Had better, diğer tavsiye cümlelerinden farklı olarak “yapmazsan kötü bir şey olur” alt temalı bir, aba altından sopa gösterme mesajı barındırıyor. Yani normalde birine bir tavsiyede bulunurken should veya yerine göre must kullanabiliyoruz ama tavsiye yerine getirilmediğinde iyi şeyler olmayacağını da işaret etmek istiyorsak had better kullanabiliyoruz. Meydana gelebilecek kötü şeyin ne olduğunu da aynı cümlede “or” veya “or else” yazdıktan sonra belirtebiliyoruz:
He had better lose some weight or he can’t get the job. – Biraz kilo verse iyi olur yoksa işi alamaz.
You had better study for your exam or else you will fail. – Sınavına çalışsan iyi olur, aksi taktirde başarısız olursun.

Should yerine had better kullanmak bazen başımıza ciddi işler de açabilir. Bir barda olduğumuzu hayal edelim. Yanımızda ise içkiyi fazla kaçırmış, tanımadığımız biri oturuyor ve biz onu nazikçe uyarmak istiyoruz. İngilizce bilgimizi konuşturup had better ile bir cümle kurmak istiyoruz ve şunu söylüyoruz:
You had better go home now. – Artık evine gitsen iyi edersin.

Peşinden de muhtemelen şunları duyuyoruz:
Why? What is gonna happen if I don’t? – Neden ki? Gitmezsem ne olacak?

Sonrasında olacakları tahmin edebilirsiniz. Böyle olmasının sebebi, had better yapısının inceden bir tehdit mesajı barındırması. Bu cümlede had better yerine should kullanmış olsaydık bunların hiçbiri olmazdı.

Şimdi şu örnek cümlelere bakmanızı ve had beter mı yoksa should mu kullanmanın daha uygun olacağını söylemenizi istiyorum:
1- You ………….. take out the trash.
2- You ………….. come to dinner more often.
3- You ………….. not eat that, because it is too salty.
4- You ………….. watch films with English subtitles.

İlk cümlede çöpü çıkartamazsak çöp kokacağı için had better kullanmak daha uygun görünüyor:
You had better take out the trash. – Çöpü çıkartsan iyi edersin.
İkinci cümlede akşam yemeğine daha sık gelmezse başına kötü bir şey gelmeyecek; bu sadece dostane bir davet. Bu yüzden should tercih ediyoruz:
You should come to dinner more often. – Akşam yemeğine daha sık gelmelisin.
Üçüncü cümlede yemek gereğinden fazla tuzlu olduğu için had better kullansak iyi olur:
You had better not eat that, because it is too salty. – Onu yemesen iyi edersin çünkü aşırı tuzlu.
Son cümlede filmleri İngilizce altyazıyla izlemezsek başımıza kötü bir şey gelmeyeceği için should kullanmak daha çok tercih ediliyor:
You should watch films with English subtitles. – Filmleri İngilizce altyazıyla izlemelisin.

Should, had better farkıyla ilgili olarak söyleyebileceklerim bunlar. Had better yapısını günlük konuşmalarda had kelimesi atılmış şekilde, sadece better olarak da duyabilirsiniz.


(Ticari amaç olmadan, PDF dosyasını ve videoları çevrenizle paylaşabilirsiniz.)

Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Had better Konu Anlatımı için 7 cevap

  1. Doğukan der ki:

    Hocam 😀 gene ben 🙂 Sayfa 77’de 7.cümlede some’ın işlevi ne? 🙂 ve 9.cümlede stay up=ayakta kalmak mı demek? Çeviri onu kadar kalmak diye çeviriyor.

  2. kimkimibilir der ki:

    hocam iyi günler. ”Hadn’t they take the train?” derken ”take the train” kalıp olarak mı düşüneceğiz? Train gibi ulaşım amaçlı cümleleri kurarken ”by” sözcüğünü getirirsek yanlış mı olur?

  3. batuli53 der ki:

    anlatimlariniz son derece acik ve eglenceli.samimiyetle soylemeliyim ki takdire sayansiniz, tebrikler hocam..

Bir Cevap Yazın