If Clause Type 1 Konu Anlatımı




Bu ve bunu izleyen iki dersimizde İngilizcede “Conditionals” olarak bilinen koşul cümlelerini ve bunların türlerini öğreneceğiz. Koşul cümleleriyle kastım, içinde ‘eğer’ ya da ‘ise’ olarak çevrilebilen “if” kelimesinin geçtiği ve bir şeyin olması koşuluyla başka bir şeyin gerçekleşeceğini bildiren cümleler. Bu cümlelerin gerçeklik bildirme veya hayali olma durumlarına ve cümlelerin zamanına göre 0, 1, 2, 3 gibi türleri var. Bu türler yapı olarak birbirinden farklı olduğu için üç ayrı derse bölerek inceleyeceğiz. Bu dersimizin konusu ise sıfır ve birinci tür koşul cümleleri.

Koşul cümleleri içinde kuralları en net olan ve bu yüzden anlaması da en kolay olan tür, “Type 0” olarak bilinen sıfırıncı tür. Tüm koşul cümlelerinin ve dolayısıyla da tür sıfırın ortak özelliği, içlerinde en az iki cümlecik barındırmaları. Bu cümleciklerden koşul bildiren ve dolayısıyla if kelimesini içinde barındıran cümleye koşul cümlesi, sonucu, yani ana fikri belirten kısma ise temel cümle diyoruz. İşte tür sıfırda bu cümlelerimizin her ikisi de geniş zamanda kuruluyor ve “şu olursa bu olur”, “şu olmazsa bu olmaz” şeklinde genel geçer durumlar belirtiliyor. Birkaç örnekle açıklayarak her iki tarafı da geniş zamanda olan şu cümlelerimizi tür sıfır ile kuralım:
Çok yersen şişmanlarsın. – If you eat too much you get fat.
Bu iki kabloyu bağlarsan motor çalışır. – If you connect these two cables, the engine starts.
If I have money more than I need, I put it into my bank account. – İhtiyacımdan fazla param olursa banka hesabıma koyarım.

Tür sıfırda ihtimallere yer olmadığından ve ne olursa neyin olacağı çok net bir şekilde belirtildiğinden fizik kurallarını açıklamada da tür sıfırdan faydalanıyoruz. Birkaç örnek verelim:
Suyu kaynatırsan buharlaşır. – If you boil water, it evaporates.
Buzu soğuk bir ortamda tutmazsan erir. – If you don’t keep ice in a cold environment, it melts.
Suyun içine yağ dökersen yüzer. – If you pour oil into water, it floats.  

Özetlemek gerekirse; when kelimesinin if sözcüğünün yerini tutabildiği pek çok cümleyi tür sıfır ile kurabiliyoruz. Şimdi ise en sık kullanılan birinci tür koşul cümlelerine bakalım. Bu cümle türü çok esnek bir yapıya sahip olduğu için koşul cümlesi ve temel cümle pozisyonuna pek çok farklı zamandaki cümlecik gelebiliyor. En sık kullandığımız yapı ise koşul cümlesi kısmında geniş zaman, temel cümlede ise will kullandığımız yapı. Dikkat ettiyseniz will için gelecek zaman demedim, çünkü 33. dersten de hatırlayacağınız gibi, will ile kurulan cümlelerin geniş zaman anlamı verme durumları da söz konusuydu. İşte burada da aslında will kullanarak sıfırıncı türü biraz yumuşatmış oluyoruz ve içine biraz da olasılık katarak, “şöyle olursa böyle olacaktır” gibisinden bir geniş zaman anlamı veriyoruz. Bu yapıyla birkaç örnek cümle kuralım:
Yarın yeterli vaktim olursa alışverişe giderim. – If I have enough time tomorrow, I’ll go shopping.
Soruları doğru yanıtlamazsan başarısız olursun. – If you don’t answer the questions correctly, you’ll fail.
Seçimi kazanmazsa belediye başkanı olmaz. – If he doesnt win the election, he won’t be the mayor.

Birinci tür koşul cümlelerinin esnek olduğundan bahsetmiştim. Mesela bu son cümlede “olmaz” değil de “olamaz” demek isteseydik temel cümle kısmında, içinde “can’t” ifadesi geçen bir modal cümlesi de kullanabilirdik:
Seçimi kazanmazsa belediye başkanı olamaz. – If he doesnt win the election, he can’t be the mayor.

Başka modallarla da örnek cümleler kuralım:
Hayvanları seviyorsan kürk giymemelisin. – If you like animals, you shouldn’t wear fur.
Yüksek sesle konuşmazsan seni duymayabilirler. – If you don’t speak loudly, they may not hear you.
Trenine geciktiysen acele etsen iyi olur. – If you are late for your train, you had better hurry.

Bazen de modal kullanmadan, mesajımızı doğrudan söylemek isteyebiliriz. Bu durumda temel cümle kısmında bir emir cümlesi kullanabiliyoruz. Örneklere bakalım:
Yağmur yağarsa şemsiyeni kullan. – If it rains, use your umbrella.
Yüzme bilmiyorsan nehre girme. – If you don’t know how to swim, don’t get into the river.
Sarhoş olursan eve gelmek için taksi tut. – If you get drunk, take a taxi to come back home.

Tabi bu cümlelerde ve diğer tüm koşul cümlelerinde, iki cümlenin yerini değiştirerek if’i ortaya almak da mümkün. Şöyle yani:
Don’t get into the river if you don’t know how to swim.
Use your umbrella if it rains.
Take a taxi to come back home if you get drunk.

Temel cümle kısmında, yine içinde will geçen future continuous veya future perfect tenseler ile cümleler kurmak da mümkün. Şu örneklere bakın:
Sınavlarımı geçmezsem bütün yaz çalışıyor olacağım. – If I don’t pass my exams, I’ll be studying all summer.
Aksi bir şey olmazsa hazirana kadar mezun olmuş olacağım. – If nothing goes wrong, I will have graduated by June.  

Birinci tür koşul cümlelerinin temel cümlelerinde hangi zamanları kullanabileceğimizi gördük. Şimdi biraz da, içinde if kelimesinin geçtiği koşul bildiren cümlecik pozisyonunda kullanabileceğimiz zamanlara ve yapılara göz atalım. Koşul bildiren cümlecik pozisyonunda modal cümlelerini kullanabiliyoruz. “Sınavlarımı geçmezsem bütün yaz çalışıyor olacağım” örneğimiz üzerinden gidersek, “geçmezsem” kelimesi yerine “geçemezsem” demek istediğimizde can’t kullanabiliriz:
Sınavlarımı geçemezsem bütün yaz çalışıyor olacağım. – If I can’t pass my exams, I’ll be studying all summer.

Başka modallar ile de örnekler yapalım:
Bu gece gitmek zorundaysan sabah vardığında beni ara. – If you have to leave tonight, call me when you arrive in the morning.
İlle de bir kedin olması gerekiyorsa sahiplenmelisin, satın almamalısın. – If you must have a cat, you should adopt one, not buy one.

Bu örnekte modal olarak koşul cümleciğinde must, temel cümlede ise should kullandık. Should kelimesini if ile beraber koşul bildiren cümlecikte kullandığımızda ise normalde -meli/-malı anlamına gelen should, bambaşka bir anlama sahip oluyor ve may, might sözcükleri gibi olasılık bildirmeye başlıyor. Önce şu örneğe bakalım:
If you see him, say hi for me. – Onu görürsen selam söyle.

Şimdi ifli kısma should koyduğumuzda ise ortaya şöyle bir anlam çıkıyor:
If you should see him, say hi for me. – Olur da onu görürsen selam söyle.

İşin garibi ise, normalde olasılık bildiren may, might, could gibi modalları bu tür bir olasılık anlamı vermek için should kelimesinin yerine kullanamıyoruz. Gördüğünüz gibi, koşul cümleleri başlı başına bir eyalet gibi çünkü bambaşka kuralları var. İnanmazsanız bir de koşul cümleciğinde will kullandığımızda olacaklara bakın. “Koşul cümleciğinde de will mi kullanılırmış” diyenler için önce örnek cümlemizin willsiz halini görelim:
If you let me borrow your car I will return your favour. – Arabanı bana ödünç verirsen iyiliğini karşılıksız bırakmam.

Şimdi de willi halini görelim:
If you will let me borrow your car I will return your favour. – Arabanı bana ödünç vermeye razı olursan iyiliğini karşılıksız bırakmam.

Yani gördüğünüz gibi, koşul bildiren cümlecikte will kullanımı, “razı olmak, istekli olmak” gibi bir anlam kattı. Siz yine de özellikle bu anlamı vermek istemiyorsanız koşul bildiren cümlecikte will kullanmamaya özen gösterin. Ama dilerseniz şimdiki zaman veya yakın geçmiş zaman kullanabilirsiniz. Örneklere bakın:
Hastanede kalıyorsa onu ziyaret etmeliyiz. – If he is staying in hospital, we should pay him a visit.
Ödevini henüz bitirmediysen televizyon izleyemezsin. – If you haven’t finished your homework yet, you can’t watch TV.


(Ticari amaç olmadan, PDF dosyasını ve videoları çevrenizle paylaşabilirsiniz.)

Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

If Clause Type 1 Konu Anlatımı için 13 cevap

  1. MELTEM der ki:

    Gördüğüm en faydalı ingilizce eğitim videoları.. Emeğinize , yüreğinize sağlık.. Gerçekten sizin sayenizde ingilizceyle arası barışan çok kişi olduğuna eminim.. Teşekkürler.

  2. azat1907 der ki:

    hocam ‘unless’ konusu var mı videoaların içinde maalesef göremedim ben

Bir Cevap Yazın