53. Present Perfect Continuous Tense Konu Anlatımı

Bugün size ‘Devam eden yakın geçmiş zaman’ ya da ‘Geçmişte başlayıp devam eden zaman’ olarak Türkçeleştirebileceğimiz Present perfect continuous tense’i anlatacağım. Geçen ders öğrendiğimiz yakın geçmiş zamandaki eylemler devam etmiyordu ancak ucu açıklık söz konusuydu ve bir şekilde şu anı ilgilendiriyorlardı. Present perfect continuous ile kurulan cümleler ise geçmişte başlayıp halen devam eden eylemleri anlatıyor. Bu zamanda kurulan cümleleri Türkçeye şimdiki zaman cümlelerini çevirdiğimiz gibi çeviriyoruz. Bu zaman ile “yapıyorum ediyorum, yapmaktayım, etmekteyim” anlamını veren cümleler kuruyoruz. Zaten birisi bir iş için “yapmaktayım” dediğinde biz o kişinin o işe geçmişte başlayıp halen devam ettiğini anlayabiliyoruz. Dolayısıyla kuralların içinde boğulup durmaya gerek yok bence; yani özetle biz bu derste “yapmaktayım, etmekteyim, gelmekteyim, gitmekteyim” gibi cümleleri İngilizcede nasıl kuracağımızı öğreneceğiz.

Yine öncelikle bu zamanın yapısını inceleyelim, ardından da kullanım yerlerine göz atalım. Öncelikle olumlu cümle ile başlayalım. Olumlu cümle her zamanki gibi özneyle başlıyor:

snap461

Öznelerimizi tekil ve çoğul olarak ayırıyoruz çünkü özneden sonra gelecek olan yardımcı fiilimizi buna göre seçeceğiz. Yakın geçmiş zamandan tanıdığımız have ve has yardımcı fiillerimiz geliyor.

snap462

Yalnız, yardımcı fiil kısmına gelecek bir oyuncumuz daha var; be fiili!

snap463

Tabi biz şu anda perfect zamanlardan birini görüyor olduğumuz için be fiili de buna göre kendine çeki düzen verip 3. haliyle gelecek: yani been olarak:

snap464

Peşlerinden fiillerimiz gelecek ama be fiilinin gelmesinden de anlayacağınız üzere, sonlarına -ing takısı alarak gelecekler. Buyursunlar:

snap465

Eylem değil, durum anlatan fiillerin, sonlarına -ing takısı almadığını 26. derste öğrenmiştik. İşte bu fiiller, sonlarına -ing almadıkları için Geçmişte başlayıp devam eden zamanda da kullanılamıyorlar ve yakın geçmiş zamanla yetinmek zorunda kalıyorlar; kendi tercihleri. Devamında cümlelerimize birer nesne veya sıfat ekleyebiliriz:

snap466

Yer zarfı ekleyebiliriz:

snap467

Zaman zarfı ekleyebiliriz:

snap468

Yakın geçmiş zamanda kullandığımız zaman zarflarının hepsinin bu listede olmadığını görebiliriz. Geçmişte başlayıp devam eden zaman, adı üstünde, devam etmekte olan olayları anlattığı için öyle her zaman zarfı bu zamana yakışmıyor. Bakın bir örnek vereyim mesela:
She has been reading a newspaper three times. – Üç keredir gazete okumakta.

Bunun yerine şöyle deseydik çok daha şık olurdu herhalde:
She has been reading a newspaper for three hours. – Üç saattir gazete okumakta.

Şimdi tablodaki kelimeleri soldan sağa doğru okuyarak cümleler kuralım ve anlamlarına bakalım:

snap477

Tüm bu cümleleri olumsuz yapmamız için gereken tek şey, have-has kelimelerinin sonuna not eklemek ki bunları da özellikle vurgu yapmak istemiyorsak haven’t – hasn’t şeklinde yazıp okuyoruz:

snap470

Soru cümlesinde ise been olduğu yerde kalıyor, have – has kelimeleri cümlenin başına geliyor:

snap471

“Yapmıyor musun, etmiyor musun” şeklindeki olumsuz soruya da haven’t – hasn’t kelimeleriyle başlıyoruz:

snap472

Wh- soru kelimeleriyle soru sorarken de her zaman olduğu gibi, bunları soru cümlesi yapısının en başına yerleştiriyoruz:

snap473

Present perfect continuous tense’in yapısı bu şekilde. Biraz da bu zamanı hangi durumlarda kullandığımıza ve present perfect tense ile arasındaki farklara bakalım. Aslına bakarsanız ikisi birbirinden çok farklı zamanlar; nihayetinde birisi yapıyorum, ediyorum, yapmaktayım, etmekteyim derken kullandığımız bir zaman, diğer ise yapmış, etmiş, yaptı, etti derken tercih ettiğimiz bir zaman.

Present perfect tense ile tamamlanmış olaylardan bahsediyorduk, ancak Present perfect continuous ile devam etmekte olan olayları anlatıyoruz. Örneğin, şu iki cümle arasındaki anlam farkına bakalım:
Who has drunk my beer? – Benim biramı kim içti?
Who has been drinking my beer? – Benim biramı kim içiyor?

İlk cümlede biranın tamamının içilmiş olduğunu anlıyoruz. İkinci cümlede ise biradan hala biraz kalmış.


Devam eden geçmiş zamanla ilgili olarak bilmemiz gereken şeylerden biri de, cümlede herhangi bir zaman zarfı kullanmadığımızda, “son zamanlarda” anlamını veren lately/recently zaman zarflarının otomatik olarak devreye girmesi. Evet, belki bu kelimeleri cümleye fiziksel olarak yazmıyoruz ama Present perfect continuous cümleleri gizliden gizliye bu tür bir mesaj barındırıyor. Örneğin, “What have you been doing?” sorusunda bu iki kelime geçmese bile cümlemiz “Son zamanlarda neler yapmaktasın?” şeklinde algılanacaktır.

Present perfect continuous ile ilgili olarak bilmemiz gereken diğer bir nokta da şu; bu zamanı geçmişte başlayıp daha yeni bitmiş olan ve dolayısıyla etkisi halen devam eden durumlarda da kullanıyoruz. Ancak yakın geçmişi anlatırken de etkisi devam eden olaylarda kullanılıyor demiştim. Peki bu ikisini nasıl ayırt edeceğiz? Yakın geçmiş zamanda etkisi devam eden eylem konuşma anından günler önce de yapılmış olabilir. Bunda ise eylemin hemen o anda ya da çok kısa bir zaman önce bitmiş olması ve gözle görünür etkisinin olması şartı aranıyor. Örneğin, bir arkadaşımızı gördük, soluk soluğa kalmış ve biz de ona neden bu durumda olduğunu soruyoruz. Alacağımız cevap muhtemelen şu şekilde olacaktır:
I’ve been running. – Koşuyordum.

Şair burada “I am running” demiyor çünkü koşusu bitmiş. “I have run” demiyor çünkü olayın o anda gözle görülür bir etkisi var. Dolayısıyla en güzel seçim Present perfect continuous oluyor. Veya şöyle bir örnekle açıklayım; arkadaşınızın evine gittiniz ve evde sigara kokusu alıyorsunuz ancak arkadaşınızın elinde sigara yok. Böyle bir durumda “Are you smoking?” diye sormayız çünkü o anda sigara içmiyor olduğunu zaten görüyoruzdur. Ancak evde de gözle görülür bir sigara içilmişlik etkisi var. İşte bu tür bir durumda Present perfect continuous yardımımıza koşuyor:
Have you been smoking? – Sigara mı içiyordun?

Geçmişte başlayıp devam eden zamanı özellikle “süreci” ön plana çıkartmak istediğimiz durumlarda kullanıyoruz. Bir şeyin kaç kere değil de, ne kadar süredir yapılmakta olduğunu anlatırken sıkça bu zamanı tercih ediyoruz. Mesela şu tür bir cümlede Geçmişte başlayıp devam eden zaman çok güzel oturuyor:
Uzun yıllardır ragbi oynamaktayım. – I’ve been playing rugby for many years.

Şu cümlede ise yakın geçmiş zaman güzel oluyor:
Sadece iki kez ragbi oynadım. – I’ve played rugby only twice.

Dolayısıyla “ne kadar süredir” anlamına gelen “how long” sorusunun favori zamanı Present perfect continuous:
Onunla ne kadar süredir görüşüyorsun? – How long have you been seeing her?

Diğer bir ayrım ise, yakın geçmiş zamanın kalıcı, Geçmişte başlayıp devam eden zamanın ise geçici durumları anlatması. Yine örnek cümlelerimizin önce Türkçelerini yazalım, ardından hangisinin hangi zamanda kurulacağını düşünelim.

Son iki gündür kendisini iyi hissetmiyor.
Kendisini yıllardır iyi hissetmedi.

İlk cümlede son iki güne özel, geçici bir durum söz konusu olduğu için Present perfect continuous kullanacağız:
She hasn’t been feeling well for the last two days.

İkinci cümlede ise kalıcı bir durumdan bahsetmek istediğimiz için Present perfect kullanımı uygun olacak:
She hasn’t felt well for years.

Son bir ipucu: Bir anda olup bitmeyen ve süreklilik arz eden work, live, teach gibi fiilleri since ve for sözcükleriyle beraber kullandığımızda Present perfect tense ile Present perfect continuous tense arasında neredeyse hiç fark olmuyor. Yani şu cümleleri iki şekilde de kurabiliriz:
He has been working at this company for years. / He has worked at this company for years.
Yıllardır bu şirkette çalışıyor.

She has been living here since 2001. / She has lived here since 2001.
2001’den beri burada yaşıyor.

I’ve been teaching English for a decade. / I’ve taught English for a decade.
On yıldır İngilizce öğretmekteyim.

Bu benzerliğin sadece bu tür fiillerin for ve since kelimeleriyle beraber kullanıldığında oluşacağının bir kere daha altını çizmek istiyorum.

Present perfect continuous tense ile ilgili olarak söylenebilecek temel şeyler bunlar. Çok fazla kural varmış, nasıl ezberleyeceğim diye endişe etmeyin çünkü Allahtan Türkçe biliyoruz ve Türkçe ile kıyaslama yaparak bu zamanın -mekte/-makta anlamını verdiğini görebiliyoruz. Bu derste anlattığım kuralların çoğu da zaten bu anlama bağlı olarak gelişen kurallar.

konuanlatim


Bu yazı Kısa Konu Anlatımı Videoları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

53. Present Perfect Continuous Tense Konu Anlatımı için 4 cevap

  1. kübra der ki:

    hocam bazı videolar youtube değil dailymation kanalıyla yeniden paylaşılmış sanırım kalitesi oldukça düşmüş. kaliteyi yükseltirsek de dolmasını beklemek zorunda kalıyorum çoğu zaman. ilk kez videolarınızda böyle bişey başıma geldi youtube da olanlara defalarca ileri alıp geri alsam bile bu sorunu yaşamıyordum dikkate alın lütfen

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir